YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/37199
KARAR NO : 2015/27544
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, yurt dışında çalıştığını, bu yüzden sahip olduğu gayrimenkullerin kira bedellerini akrabası olan davalının tahsil ettiğini, ancak 12.320 tl olan kira bedelini kendisine iade etmediğini ileri sürerek 12,320 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının taşınmazlarının kira paralarını kiracılardan tahsil ettiğini, tahsil ettiği kiraların bir kısmı taşınmazların tamirinde kullandığını bir kısmını da elden kendisine verdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasını isbat edemediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece , dava konusu alacağa ilişkin kira bedelleri toplamı 7.330,00 tl olduğu, davacının hesabına toplam 4.150,00 tl yatırıldığı tesbit edilmiştir.
İleri sürülüş şekli ve dayanılan olgular çerçevesinde, davacının bu davadaki alacak isteminin, vekalet görevinin kötüye kullanılması, özellikle de, vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranılması hukuksal nedenine dayandırıldığı çok açıktır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (Türk Borçlar Kanunu madde 506/2., mülga B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (TBK. md.508., mülga B.K.md. 392/1) Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler evleviyetle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, hesap verme yükümlülüğü vardır. Başka bir anlatımla davacıya ait taşınmazların kira paralarını tahsil ettiğini kabul eden davalının bu paraların bir kısmını elden davacıya iade etttiğini, bir kısım kira paralarıyla da evlerin tamiratını yaptırdığını, yasal delillerle ispat etmesi gerekir. Mahkemenin bu yönleri gözardı ederek ispat külfetini ters çevirmek suretiyle yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.