YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/37253
KARAR NO : 2015/29516
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalı şirketten satın alınan araçla trafik kazası geçirdiklerini, normal hızla giderken aracın yalpalamaya başladığını, kaza esnasında hava yastıkları açılmadığını, kazada eşinin ve arabada bulunan bir kişinin öldüğünü, davacıların her biri için 5000 TL toplam 20.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ayıplı mal nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin olup, mahkemece kanun gereği tüketici mahkemesi sıfatıyla dava görülmüştür.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.”
Ayrıca, bu Tarifenin 10. Maddesinin üçüncü fıkrasına göre, manevi tazminat davalarının tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
Buna göre, tüketici mahkemeleri bakımından; yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına reddedilen manevi tazminat talebinin tamamının reddinde nisbi vekalet ücreti yerine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanlış hesap ve değerlendirme suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT’ye göre takdir olunan 2.400,00 TL nisbi ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalıya verilmesine” kısmının çıkarılarak yerine ”Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre 750,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle düzelterek ONANMASINA, 12/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.