YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/37663
KARAR NO : 2015/29973
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
MAHKEMESİ : Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat….. ile davalı.. Oto Servis A.Ş.vekili avukat …, diğer davalı … Oto Dğt.A.Ş.vekili avukat …. .’nün gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 27.10.2011 tarihinde BMW 320d model aracı .A.Ş’den satın aldığını, diğer davalı … A.Ş nin BMW Türkiye distrübütörü olduğunu, aracın 2012 yılı mart ayı içerisinde motorundan ses gelmesi nedeniyle …… Oto Servisine götürüldüğünü, motorda bulunan zincirin arızalı olduğu belirtilerek mevcut zincirlerin değiştirilip aracın teslim edildiğini, yaklaşık iki ay sonra 03.05.2012 tarihinde aracı kullanırken ana ekranda arıza yazısının giderilmesi yönünde uyarı çıktığını, aracı tekrar servise götürdüğünü ve 05.05.2012 tarihinde teslim ettiğini, arızasının giderildiği gerekçesi ile teslim aldığını, ses gelmesi üzerine 10.04.2012 tarihinde aracı yeniden servise götürdüğünü ve 11.05.2012 tarihinde BMW Türkiye sitesine girerek.. A.Ş’ye mail attığını ve tamir hakkını istemediğini belirttiğini ancak kendisine geri dönüş olmadığını,araçla ilgili kendisine bilgi verilmediğini, bedel iadesinin davalılar tarafından kabul edilmediğini,..in 13.06.2012 tarihli ihtarnamesi ile ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini istediğini ancak davalı şirketlerden herhangi bir cevap alamadığını belirterek, fatura bedeli olan 105.421,22 TL’nin 27.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, zamanaşımı itirazı ile aracın ayıplı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, her ne kadar davalılara aracın tamir edilmesinin muvafakat etmemesi yönünde ihtarname gönderilmiş ise de davacının fiilen aracı teslim alarak bir süre daha kullandığı ve davanın mahkememizdeki bedel iadesi talebi 08.08.2012 tarihinde yani aracı teslim almasından iki ay sonra açıldığı bu şekilde aracın tamirine zımnen muvafakat ettiği, bu şekilde seçimlik haklarından aracın ücretsiz onarımını talep etmiş olduğu ve seçimlik hakkını bu şekilde kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, satın aldığı aracın ayıplı olduğunu belirterek araca ödediği satış bedelinin iadesini talep etmiştir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı “ Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 4. maddesi hükmü gereğince tüketici satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, son olarak da aracın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir.”, Aynı Kanunun 13. maddesinin 3. fıkrasında da “ Tüketici Onarım hakkını kullanmışsa, garanti süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yaralanamamasının süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirin mümkün bulunmadığının anlaşılması halinde, 4. maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir.” hükmü bulunmaktadır. Öte yandan 14.06.2003 gün ve 25138 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ….Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde de “ … tüketicinin onarım hakkını kullanılmasına rağmen malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen garanti süresi içerisinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içerisinde farklı arızaların toplamının 6’dan fazla olması unsurlarının yanı sıra bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması durumunda tüketicinin malın ücretsiz olarak değiştirilmesini talep edebileceği” hükmü mevcuttur.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya bakılacak olursa; davacının aracının ayıplı olduğuna ilişkin iddiası kapsamında mahkemece araç üzerinde konusunda uzman bilirkişi ile keşif yapılıp rapor tanzimi sağlanmıştır.Bilirkişi 10.05.2013 tarihli raporlarında özetle; dava konusu olan ve motor değişimine neden olan arızaların kullanım hatasından kaynaklanmayan, imalat hatasına dayalı olup, gizli ayıplı sayılması gerektiğini belirtmiştir. Mahkemece davacının, davalılara aracın tamir edilmesine muvafakat etmediğini ihtarname ile bildirmiş ise de fiilen aracı teslim alarak bir süre daha kullandığı ve bedel iadesi talebinin aracı teslim almasından iki ay sonra açıldığı bu şekilde aracın tamirine zımnen muvafakat ettiği, bu şekilde seçimlik haklarından aracın ücretsiz onarımını talep etmiş olduğu ve seçimlik hakkını bu şekilde kullandığı değerlendirilerek davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de,dava konusu aracın garanti süresi içerisinde motor arızası ile motorunun değiştirildiği, aracın gizli ayıplı olduğu ve davanın da garanti süresi içerisinde açıldığı sabit olmakla 4077 sayılı Yasanın 4.maddesi ile Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14.maddesine göre gizli ayıplı olan aracın iadesi ile bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.