YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/38448
KARAR NO : 2015/30452
KARAR TARİHİ : 20.10.2015
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan …’nin babası,…’un kayınpederi,…’ın da dedesi olduğunu, taşınmazını 10.08.2010 tarihinde satarak, bedeli olan 65.000,00 TL’yi banka hesabına yatırdığını, eşiyle birlikte huzurevine yerleşme niyeti içinde olmasına rağmen, davalı …’nin talebiyle, 60.000,00 TL’yi kızına vermek ve karşılığında eşiyle birlikte bakılmak konusunda davalılarla anlaştığını, davalıların evine yerleştikten iki ay sonra 60.000,00 TL’yi kendilerine verdiğini, eşinin bir süre sonra vefat ettiğini, eşinin vefatından sonra, davalıların, evden gitmesi konusunda kendisine baskı yaptığını, kötü muamele ettiğini ve kendisini kovduğunu ileri sürerek 60.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece; davanın… yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulü ile 24.324,37 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar .’tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, taraflar arasındaki akti ilişkinin davalı kızı ve damadı arasında kurulduğu gerekçesi ile davalı . yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen kendisini vekil ile temsil ettiren davalı … lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2 maddesi gözetilerek 1.500,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMK.’ nun 370/2 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümünün 5. bendinden sonra yeni bir bent ilavesi ile “Daval… kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7.maddesinin 2.fıkrası da gözetilerek, 1.500,00-TL. maktu vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, daval…’a verilmesine,” rakam ve kelimesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.