Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/39247 E. 2015/32934 K. 11.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/39247
KARAR NO : 2015/32934
KARAR TARİHİ : 11.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı hesabına havale ile borç para gönderdiğini ancak iade edilmediğini, tahsili için yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile, davalıya banka havalesiyle borç olarak yolladığı paranın tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Mahkemece davalının icra dosyasındaki “alacaklıyı tanımam kendisi ile ticari alışverişim olmamıştır, borcu kabul etmiyorum” şeklindeki beyanı, dava dosyasındaki “davacının bu parayı mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla gönderildiğinin kabulü zorunludur, aksinin davacı tarafından yazılı delillerle ispatı gerekir” şeklindeki beyanı ile çelişkili görülüp, davalının ispat yükünü üzerine aldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği üzere, havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Davalı gerek dava dosyasında, gerekse icra dosyasında borcu kabul etmeyip inkarda bulunmuştur. Öte yandan havale makbuzunda gönderilen paranın borç verildiğine dair herhangi bir şerhin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle havale, paranın borç olarak gönderildiğini ispata yeterli değildir. Somut olayda, davalı karz ilişkisini inkar ettiğine göre karz ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir. İspat yükü davacıdadır. Hal böyle olunca; mahkemece, bu yönde araştırma yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde yanlış değerlendirmeyle davanın kabulüne dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 11.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.