Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/39254 E. 2015/9016 K. 23.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/39254
KARAR NO : 2015/9016
KARAR TARİHİ : 23.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankadan değişik tarihlerde tüketici ve konut kredisi kullandığını, bu işlemler nedeniyle kendisinden dosya masrafı adı altında 2.695,00 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek, bu kesintinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 2.695,00 TL nin kesinti tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve A.A.Ü.T uyarınca 300,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen toplam 2.695,00 TL’nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece hükmedilen alacağa her bir kesinti tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden önce Olur Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyetine yapılan başvuru üzerine 20.11.2013 tarih ve 2013/23 sayılı kararı ile temerrüde düşürdüğü anlaşılmakla birlikte daha öncesinde davalının temerrüdü söz konusu değildir. Hal böyle olunca mahkemece, hükmedilen alacağa, hakem heyetinin karar tarihi olan 20.11.2013 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken kesinti tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davacı tarafın temyizi ise vekâlet ücretine yöneliktir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 12/1. Maddesinde “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” hükmü yer almaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki dava, tüketici mahkemesi sıfatıyla görülmüştür. Tarifenin ikinci kısmı uyarınca Tüketici Mahkemelerinde takip edilen davalar için 750,00 TL maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla nispi vekâlet ücreti belirlenecektir. Hüküm altına alınan miktarın 2.695,00 TL olduğu gözetildiğinde, bu değer üzerinden kendisini yargılamada vekil aracılığı ile temsil ettiren davacı lehine AAÜT’ne göre 750,00 TL maktu ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı lehine 300,00 TL vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle ikinci bent kapsamı dışında kalan davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle kararın hüküm başlıklı bölümünün 1. bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Davanın kabulü ile 2.695,00 TL nin, 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibarelerinin yazılmasına, üçüncü bentte açıklanan nedenle davacının temyiz isteminin kabulü ile kararın hüküm başlıklı bölümünün 2.bendinde yer alan “300,00 TL vekalet ücretinin” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “750,00 TL maktu vekalet ücretinin” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.