Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/39276 E. 2015/33721 K. 19.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/39276
KARAR NO : 2015/33721
KARAR TARİHİ : 19.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, …nın ihtiyacı olan bilgisayar ve yan donanımların alımına ilişkin ihalenin 05.01.2004 tarihli karar ile şirketlerine verildiğini, 05/02/2004 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre ihale konusu malların tesliminin ardından muayeneye alındığını ve muayene sonucunda teknik şartnamenin 3 maddesine aykırılık tespit edildiğini, malların bu nedenle reddedildiğine ilişkin yazının kendilerine 18.06.2004 tarihinde tebliği üzerine 21.06.2004 tarihinde itiraz ederek yeniden muayene talep ettiklerini, ancak itirazarının kabul görmediğini ve sözleşmelerinin feshedilerek teminatlarının irad kaydedildiğini, feshe ilişkin itirazlarının da reddedildiğini, itiraz muayenesi taleplerinin usulüne uygun olduğunu ve sözleşmenin feshinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, fesih işleminin hükümsüzlüğünün tespiti ile irat kaydedilen teminat sebebiyle uğranılan zarara karşılık şimdilik 1.000 TL, yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yoksun kalınan kar nedeniyle 1.000 TL ve kabul görmeyen malların değer kaybetmesi nedeniyle uğranılan zarara karşılık 1.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının 05/03/2004 tarihinde teslim ettiği malzemelerin teknik şartnamenin 2.2.4.9.1, 2.2.4.9.2 ve 2.2.4.12.1 maddelerine uygun olmaması nedeniyle kabul edilmediğini, ayrıca idari sözleşmenin 53.3.3 maddesine göre red kararına 2 gün içinde itiraz edilmesi gerekirken davacının usule uygun itirazda bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, aldığı ihale sonrası teslim ettiği malların davalı tarafında haksız olarak reddedildiğini, malların reddine ilişkin karara süresinde itiraz etmelerine karşın yeniden muayene taleplerinin haksız olarak reddedildiğini ve sözleşmelerinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının malların kabul edilmeme kararına idari sözleşmenin 53.3.3 maddesi uyarınca 2 gün içinda itiraz etmediği belirtilmiş ise de; dosya içerisinde mevcut yazışmalardan davacının malların reddine ilişkin karara 2 gün içerisinde itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ancak sözleşme gereği itirazın ilgili mal saymanlığına yapılması gerektiği halde …na yapıldığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, davacının sözleşmede gösterilen birim dışında başka bir birime yapmış olduğu başvuru nedeniyle itirazının usulüne uygun olmadığının kabulü olanaklı değildir. Dolayısıyla davacının malların kabul edilmeme kararına süresinde itirazı ettiğinin kabulü gerekmektedir. Öte yandan alınan bilirkişi raporunda davacının malların şartnameye uygun olduğuna ve haksız olarak kabul edilmediğine ilişkin iddiaları hakkında da bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Bu hali ile bilirkişi raporu yetersiz olup hükme esas alınması mümkün değildir. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması hatalıdır. Hal böyle olunca; mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak denetime açık ve yeterli bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 19/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.