Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/39551 E. 2015/34634 K. 26.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/39551
KARAR NO : 2015/34634
KARAR TARİHİ : 26.11.2015

MAHKEMESİ : Demre Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2014
NUMARASI : 2013/71-2014/95

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalıların murisi H.. Ö..’in maddi sıkıntılarının olduğunu belirterek K… Köyünde bulunan taşınmazını satmak istediğini, bunun üzerine D.. K… Köyüne gelerek taşınmaza baktığını, taşınmazın 5 dönümlük kısmını alma hususunda 180.000 TL ye anlaştıklarını, satış bedelini nakden murisin H.. Ö..’e ödediğini, daha sonra murisin taşınmazın bir kısımını daha satmak istediğini taşınmazdan 3 dönümlük daha yeri 120.000TL bedelle alınması yönünde anlaştıklarını, muris Hüseyin’in 2007 yılı içinde satışa konu yeri teslim edeceğini, olmadığı taktirde 300.000TL satış bedeli ve faizi olan 50.000 TL’yi faiziyle ödeyeceği taahhüdünde bulunduğunu, 2000 yılı başlarında taşınmaz satışı nedeniyle verilmiş olan senedi doldurması için muris H… Ö…’e verdiğini, kendisi tarafından doldurulabileceğinin söylenmesi üzerine davaya konu senedin düzenlendiğini, ancak tapu verilmediği gibi ödediği bedelin de iade edilmediğini belirterek 350.000TL nin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, bonoda öngörülen 3 yıllık zamanaşımı ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı zamanaşımı sürenin geçmiş olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın REDDİNE, karar verilmiş ve hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı ile davalıların murisi arasında yapılan satım sözleşmesinden kaynaklı olan alacak istemine ilişkindir. Davacı temel ilişkiyi açıklamış ve taşınmazın satışı sebebiyle davalıların murisi tarafından imzalanan, imzası inkar edilmeyen ve düzenlenme tarihi 01.12.2003 olan bonoya dayanmak suretiyle alacağının tahsili talebinde bulunmuştur. Mahkemece, zamanaşımından davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki davada temel ilişkiye dayanılmış olup, satım sözleşmesi açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 146. maddesi (eski BK m.125) gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Dayanılan bono zamanaşımına uğramış dahi olsa HMK 202 maddesi hükmüne uygun olarak düzenlenmiş yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgedir. Hal böyle olunca, davacının iddiasını HMK. 202 maddesi kapsamında her türlü delillerle ispatlayabileceği de gözetilerek tarafların tanık dahil tüm delilleri toplandıktan sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu yönlerin göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıdaki açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.