Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/39658 E. 2015/31539 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/39658
KARAR NO : 2015/31539
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı; dava dışı … ile davalı banka arasında kredi sözleşmelerine kefil olduğunu ancak davalı bankanın asıl borçlu varken kefile yönelik icra takibinde bulunduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini ve maaşından kesilen paranın iadesi ile % 20 oranında davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı kesin hüküm nedeniyle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, kredi sözleşmesi nedeniyle kefil olan davacıdan haksız olarak tahsil edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilerek, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına 1.500,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
Oysaki mahkemenin davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakması ve Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2014 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. Maddesi uyarınca “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmü nazara alınarak davalı yararına 1.004,40 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla ücret tayini usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasına 4. bendinin “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.004,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 2.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.