YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/40494
KARAR NO : 2015/12302
KARAR TARİHİ : 16.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı firma, personel hizmet alım ihalesi ile davalı belediyeye hizmet verdiğini, dava dışı işçinin firmanın işçisi olarak 26.1.2006 tarihinden 31.12.2009 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin sona ermesi nedeniyle işçilik alacaklarının tahsili için iş mahkemesinde belediye ve firmayı davalı göstererek dava açtığını, dava sonucunda müteselsilen hükmedilen miktarı icraen kendilerinin ödediğini oysa dava dışı işçinin davalının tasarrufu ile işten çıkartıldığını bildirerek ödediği kısmın rücuen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı,davalı belediyeye ihale ile hizmet verdiğini, bu işte çalıştırılan dava dışı işçinin davalının personel sayısını indirmesi nedeniyle işten çıkartıldığını,kendileri ve davalı belediyeye karşı dava dışı işçinin iş mahkemesinde açtığı dava sonucu hükmedilen tazminatı icraen kendisinin ödediğini bildirerek davalı belediyeden rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı,sözleşme ve ihale şartnamesine göre davacının sorumlu olduğunu savunmuş, mahkemece, tarafların sorumluluğunun yarı yarıya olduğunun kabulü ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Nevarki,taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 23.maddesinde yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ile ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen hükümler ve genel şartnamenin 6.bölümünde belirlendiği, yüklenicinin buna aynen uymayı taahhüt ettiği yazılıdır.Hizmet işleri genel şartnamesinin 38.maddesinde “Yüklenici, çalıştırdığı işçilerin işi yapmakta olduğu bir iş kolu veya meslekte aynı tipteki bu iş için mevzuatta kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır.Ücret,yan ödeme ve çalışma şartlarının toplu sözleşme ile veya mevzuatla tesbit edilmemiş olması halinde yüklenici,en yakın ve en uygun bir bölgedeki iş kolu veya meslekteki aynı tip bir iş için mevzuatla tesbit edilenlerden daha az elverişli olmayan ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarını sağlayacaktır.” hükmü yer almaktadır. Sözleşmenin 9.maddesinde, hizmet işleri genel şartnamesi öncelikle uygulanması gereken ihale dökümanı olarak sayılmıştır.Bu açıklamalara göre,işçinin işçilik alacakları için iş mahkemesinde açtığı davada, davalı belediyenin davacı ile birlikte sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur. Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup,şartnamenin 38.maddesi hükmüne göre,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davalı yüklenici sorumludur. Borçlar Kanununun 167.maddesinin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira,sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında,davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken,tarafların yarı yarıya sorumlu olduğu belirtilip taleple bağlı kalınarak talep edilen kısmın kabulüne karar verilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.