YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/40596
KARAR NO : 2015/33444
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı …. vekili avukat … geldi. Davacı taraftan gelen olmadığından, onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili site yönetiminin dava dışı ….. ile 16.06.2009 tarihinde kömür alımı konusunda anlaşma yaptığını, anlaşma doğrultusunda davacı siteye 300 ton kömür teslimi karşılığında 05.07.2009-05.01.2010 tarihlerini kapsar şekilde 20.000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, daha sonra söz konusu sözleşmeden doğan borcun davalı şirket tarafından yüklenildiğini, davalı ile yeni bir sözleşme yapıldığını, müvekkili siteye teslim edilen kömürlerin nakliye bedelinin site tarafından ödendiğini, anlaşma gereğince kömür borcunun 2009 yılı kasım, aralık, 2010 yılı ocak, şubat ve mart ayları olmak üzere 100’er ton olduğunu, ancak toplamda müvekkili siteye 267.680 kg kömür teslim edildiğini, bunun karşılığında davalı şirkete 100.089 dolar ödeme yapıldığını, sözleşme gereği davalı tarafından karşılanması gereken nakliye bedeli 3.429 doların müvekkili site tarafından karşılandığını, yapılan ödemeler karşısında teslim edilmesi gereken kömür miktarının 351.189 kg olduğunu ileri sürerek; 83.509 kg kömür alacağının aynen ifa yolu ile ifa edilmesine, toplam nakliye borcu olan 3.429 doların ya da bu borca karşılık gelen ilave 12.031 kg kömür alacağının aynen ifasına, aynen ifanın mümkün olmaması halinde ifanın dava tarihindeki kur üzerinden nakdi olarak yapılmasına, sözleşme gereğince gecikme tazminatı alacağının dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 83.509 kg kömürün karşılığı 43.022,37 TL’nin ve nakliye bedeli karşılığı 5.417,82 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davanın dava dilekçesinde; 83.509 kg kömür alacağının aynen ifa yolu ile ifa edilmesine, toplam nakliye borcu olan 3.429 dolar borcun ya da bu borca karşılık gelen ilave 12.031 kg kömür alacağının aynen ifasına, ifada gecikme nedeniyle sözleşme gereğince gecikme tazminatı alacağının dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, aynen ifanın mümkün olmaması halinde ifanın dava tarihindeki kur üzerinden nakdi olarak yapılmasına karar verilmesini istemiş, Mahkemece davanın kabulü ile 83.509 kg kömürün karşılığı 43.022,37 TL’nin ve nakliye bedeli karşılığı 5.417,82 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK.’nın “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Dava dilekçesinde, 83.509 kg kömür alacağının aynen ifa yolu ile ifa edilmesine, toplam nakliye borcu olan 3.429 dolar borcun ya da bu borca karşılık gelen ilave 12.031 kg kömür alacağının aynen ifasına, ifada gecikme nedeniyle sözleşme gereğince gecikme tazminatı alacağının dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, aynen ifanın mümkün olmaması halinde ifanın dava tarihindeki kur üzerinden nakdi olarak yapılmasına karar verilmesi hakkında talepte bulunulmuş olmasına rağmen, Mahkemece, davacının dava dilekçesinde sadece gecikme tazminatı yönünden faiz talebi olduğu, kömür alacağı ve nakliye bedeli talepleri yönünden faiz talebinde bulunmadığı göz ardı edilerek, emredici nitelikteki anılan yasa maddesi hükmüne aykırı olarak, sadece hüküm altına alınan kısmın tahsiline karar verilmesi gerekirken, talebi aşacak şekilde faize hükmedilmiş bulunması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, değinilen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1086 sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince mahkeme kararının hüküm kısmının ikinci satırında yer alan (dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) ve üçüncü satırında yer alan (dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) sözlerinin karardan çıkarılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 440,80 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.