YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/41011
KARAR NO : 2015/32266
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı borçlu … isimli kişiden üzerinde davalı alacaklı lehine 500.000 TL ipotek bulunan taşınmazın 4/21 hissesini satın aldığını, davalı alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinde 500.000 TL talep edildiğini, ancak kendisinin satın aldığı hisse oranında sorumlu olduğunu, yapılan icra takibine itiraz etmesi üzerine davalı tarafından icra mahkemesinde açılan itirazın kaldırılması talebli dava sonucu itiraz kaldırılarak icra inkar tazminatına mahkum edildiğini, ileri sürerek; ipoteğe konu 500.000 TL bedelden sorumlu olmadığının tespiti ile icra mahkemesi tarafından hükmedilen ve icra takibine konulan icra inkar tazminatının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu ipoteğe ilişkin olarak davacının hissesi oranı dışındaki kısma ilişkin bir taleplerinin olmadığını, davacıdan 500.000 Tl talep etmediklerini, takip talebinde davacının hissesini göstererek hissesi oranında talepte bulunduklarını, hissesini aşan bir taleplerinin olmadığını, icra inkar tazminatına ilişkin verilen karar çerçevesinde icra takibi yaptıklarını, davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahmekece, davacının ipotek bedeline yönelik menfi tespit talebinin kısmen kabulü ile 404.762,00 TL ipotek bedelinden borçlu olmadığının tespitine, İcra İnkar tazminatı yönünden …. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2011/472 esas sayılı kararı ile hükmedilen tazminatın kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesinde davalı tarafından icra takibine konu edilen 500.000 TL ipotek bedeli yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, mahkemece 404,762 TL ipotek bedeli yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilerek, 95.238 TL kısma ilişkin talebin reddedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece menfi tespit talebine konu reddedilen 95.238 TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜ tarifesine göre davalı lehine nispi olarak hesaplanan 10.019,04 TL yasal vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik hesaplamaya dayalı olarak 5.116 TL vekalet ücretine hükmolunmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukadıra 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle mahkeme kararının hüküm bölümünün altıncı bendindeki “AAÜT göre hesaplanan 5.166,29 TL” söz ve rakamlarının karardan çıkartılarak yerine aynen “AAÜT göre hesaplanan 10.019,04 TL” söz ve rakamlarının yazılmasına kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1100 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 2,50 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 6.964,00 TL harcın davalıya iadesine, 09/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.