YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/41072
KARAR NO : 2015/35675
KARAR TARİHİ : 07.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat olduğunu, davalının taraf olduğu birçok dava ve icra takibinde davalıyı temsil ederek vekalet görevini layıkıyla yerine getirdiğini ve bu hususta davalı ile aralarında ibraname düzenlendiğini, ancak davalının 16.11.2009 tarihli azilname ile kendisini haksızolarak azlettiğini, azlin haksızolması nedeniyle ücretin tamamına hak kazandığını, ücretini ödemeyen davalının tahsili içiin yaptığı icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, 19585 TL asıl alacağın tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 19585 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ödenmeyen vekâlet ücretinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı avukat vekalet görevini layıkıyla ifa etmesine rağmen haksız olarak azledilmesi nedeniyle ücretin tamamını istemekte, davalı ise azlin haklı olduğunu, davacı avukatın tahsil ettiği parayı kendisine ödemediğini, davacının dayandığı ibranamelerin müzakere edilmeden kendisine imzalatıldığını savunmaktadır. Mahkemece bilirkişi raporu alınmış ve bu rapora dayanılarak hüküm tesis edilmiş ise de, bilirkişi raporunun dava ve icra takip dosyalarının sadece numaralarını belirleyen ve davacı avukatın görev yaptığı bu dosyalardan … uyarınca alabileceği maktu vekalet ücretlerini içerir nitelikte olduğu, azlin haklı olup olmadığına dair bir açıklamayı içermediği gibi davalının savunmasında bahsi geçen hususların araştırılmasını ve açıklamasını içermeyen eksik ve yetersiz nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm tesis edilemeyeceği ise izahtan varestedir. Bu itibarla, davacının yürüttüğü dava ve icra takip dosyalarının hangi safhalarda olduğu, davacının azlinin haklı nedene dayanıp dayanmadığının davalının savunmasında bahsi geçen hususların doğru olup olmadığı da değerlendirilmek suretiyle belirlenmesi, azlin haklı olup olmamasına göre davacının isteyebileceği vekalet ücretinin miktarının tespit edilmesi zorunludur. Bu hususlarda tarafların delil ve karşı delilleri de değerlendirilmek suretiyle taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak, alınacak bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek eksik ve yetersiz bilirkişi raporunu esas almak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis etmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verild.