Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/41626 E. 2015/34169 K. 23.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/41626
KARAR NO : 2015/34169
KARAR TARİHİ : 23.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itrazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının emlakçılık işi ile uğraştığını, kendisinin de konut satın almak için davalıya başvurduğunu, davalının kendisine uygun bir dairesi olduğunu söylediğini ve bu dairenin satışı konusunda anlaştıklarını, davalıya 17.000,00 TL ödediğini, karşılığında bu ödemeyi gösteren el yazısı ile yazılmış bir belge aldığını, ancak dairenin satışının gerçekleşmediğini, aralarındaki anlaşmanın bozulduğunu, ödenen paranın 6.750,00 TL’sinin tahsil edildiğini, kalan 10.250,00 TL’nin ise tahsil edilemediğini beyanla davalı aleyhine başlattığı icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, satış sözleşmesi tarafı olmadığını, emlakçı olduğunu, davacının verdiği parayı dairenin satıcısına ödediğini, davacının kalan ücreti de dava dışı satıcıdan tahsil etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, daire satışı nedeniyle ödenen bedelin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Davacı önce davalı emlakçıya kendisine bir ev bulması için başvurduğunu, davalının bir dairesi olduğunu söyleyerek ve daire kendisininmiş gibi hareket ederek satış bedelini tahsil ettiğini iddia etmiş, davalı ise sadece emlakçı sıfatıyla bedeli tahsil ettiğini ve tahsil ettiği bedeli dava dışı satıcı firmaya ödediğini savunmuştur. Davalının kaşesinin ve birlikte çalıştığı oğlu İsmail Alıcı’ nın imzasını taşıyan belgeye göre ve davalının da bu parayı aldığınına ilişkin beyanları ile davacının daire satış bedeli olarak davalıya 17.000,00 TL verdiği sabittir. Her ne kadar davalı, bu parayı alırken tellal sıfatıyla hareket ettiğini öne sürmüşsede taraflar arasında yazılı ve geçerli bir tellallık sözleşmesi olmadığı gibi, davalının dava dışı satıcı firma adına vekaleten işlem yaptığına dair de dosyada vekaletname veya yetki belgesi bulunmadığı anlaşılmıştır. O halde, daire satışının gerçekleşmediği her iki tarafında kabulünde olup, davalının da 01.03.2011 tarihli Alıcı Emlak kaşeli ve imzalı belge uyarınca tahsil ettiğini kabul ettiği 17.000,00 TL yi davacıya ödemesi gerekir. Mahkemece, eldeki deliller bu doğrultuda değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanlış değerlendirme yapılmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 23/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.