Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/41629 E. 2015/35624 K. 07.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/41629
KARAR NO : 2015/35624
KARAR TARİHİ : 07.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıdan borç aldığını, karşılığında da 3 adet senet verdiğini, borcunu ödediği halde davalının senetleri geri vermediğini ancak ibraname verdiğini, kendisine iade edilmeyen senetleri diğer davalıya ciro ettiğini, diğer davalı … ün de kendisine karşı icra takibi başlattığını, senetlerın karşılığı olan borç ödendiğinden icra takibinin iptaline ve davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ibranamedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava menfi tespit davası olup, davacı davalıdan borç para aldığını, borcu alırken verdiği senetlerin iade edilmediğini ve davalı … tarafından borç kapandığı halde senetlerin diğer davalıya ciro edildiğini, borcun kapandığına dair de ibraname verildiğini beyanla borçlu olmadığının tespiti istemiştir. Davalı ise davacının borcunu ödemediğini, dosyaya sunduğu ibranamedeki imzanında kendisine ait olmadığını savunmuştur. Her ne kadar mahkemece alınan bilirkişi raporu ile ibraname altındaki imzanın davalı eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ve buna göre hüküm kurulmuş ise de, mahkemece, 20.11.2012 tarihli ara kararı gereği davalıya 22.12.2012 tarihinde “belirtilen gün ve saatte imza örneklerinin alınması için hazır bulunması, duruşmaya gelmediği takdirde davaya konu ibranamedeki inkar edilen imzayı kabul etmiş sayılacağı” ihtarını içeren davetiyenin davalı asile tebliğ edildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davalı bu davetiyeyi tebliğ aldığı halde 21.02.2013 tarihli duruşmaya gelmemiş ve her hangi bir mazerette sunmamıştır. Davacı tarafta bu yöne aynı celse itiraz etmiştir. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu, ibranamenin davalı tarafından kabul edilmiş sayıldığı hususu gözönünde bulundurularak, ibraname ve eldeki deliller değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ibranamenin geçersiz olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 07.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.