Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/42019 E. 2015/35839 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/42019
KARAR NO : 2015/35839
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı … ile aralarında 01.02.2012 tarihli hizmet akdi imzalandığını, öncesinde davalıya uçuş eğitimi verildiğini ve davalının kabin memuru olarak çalıştığını, diğer davalıların ise müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre 3 yıldan önce işten ayrılamayacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen davalının 11.05.2012 tarihinde haklı bir neden olmaksızın istifa ettiğini, sözleşmeye göre 2.924,62 Euro cezai şart ödemesi gerektiğini fakat ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız itiraz edilğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı …, haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini, ayrıca 3 yıl süreyle iradesinin kısıtlanmasının sözleşme serbestisine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedilmesinin haklı olup olmadığı ve davalının imzalamış olduğu sözleşme hükümleri nedeniyle davacıya karşı borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacı şirket ile davalılardan … arasındaki ilk iş sözleşmesinin 12/04/2011 tarihinde imzalandığı, daha sonra 01/02/2012 tarihli taahhütname ile önceki sözleşmede değişiklikler yapıldığı, ilk sözleşmede, uçuşa başladığı tarihten itibaren 9,5 aylık süre içeresinde işten ayrılması durumunda cezai sorumluluk mevcut iken sonradan yapılan 01/02/2012 tarihli sözleşmede ise başlangıç tarihinden itibaren ceza süresinin 3 yıla çıkartılması, davalı aleyhine hüküm tesisi ve davalının çalıştığı sürenin ortadan kaldırılmış olacağı, çalışan aleyhine ağırlaştırılan bir hüküm olduğundan bu da ilk yapılan sözleşmedeki şartlara uymadığından ve davacı işe başladıktan sonra 1 yıl 18 gün süre çalıştığı, ilk sözleşmeye göre 9,5 aylık süre geçmiş olduğundan cezai şart oluşmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu olayda, davacı tarafından davaya dayanak alınan sözleşme ve taahhütname, tarafların serbest iradesi ile sözleşme serbestisi kapsamında özel hukuk kurallarına tabi olarak yapılmış bulunduğundan taraflar açısından bağlayıcı niteliktedir. Bu itibarla, ihtilafında bu sözleşme ve taahhütname esas alınarak çözümlenmesi zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, sözleşme ve taahhütname esas alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 08/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.