YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/43335
KARAR NO : 2015/12729
KARAR TARİHİ : 20.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yapılan sözlü anlaşmayla aralarındaki cari hesap ilişkisine dayalı olarak önce 4.000 TL bedelli ve daha sonra dava konusu olan 10.000 YTL bedelli teminat çeklerini verdiğini, davalının çekin diğer kısımlarını doldurarak bankaya ibraz ettiğini çekin karşılıksız çıkması nedeniyle açılan ceza davası sonucu mahkumiyet kararı verildiğini, ayrıca dava konusu çeki icra takibine koyduğunu, yapılan icra takibi sonucu evine üç kez haciz yapılarak ev eşyalarının satıldığını, aracına haciz konulduğunu, bu süreçte aile huzurunun bozulduğunu ve maddi sıkıntılar nedeniyle kredilerini ödeyemez hale geldiğini ve bankaların çek karnelerini geri talep ederek vadeli borçlarının derhal ödenmesinin talep edildiğini, iş ve ev telefonlarının kapandığını, ev kiralarını ödeyemediğini, bağkur borçlarını ödeyemediğini, işyerini kapatmak zorunda kaldığını ileri sürerek, 15.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hüdayi savunmasında, davalı ile iş yaptıkları dönemde davalıdan 4.000 TL bedelli teminat çeki aldığını, davalının borcu artınca bedelini ödemediği mallar karşılığı hesaplaşılarak 10.000 TL bedelli dava konusu çeki aldığını,bu çekin ödenmeyen malların bedeli karşılığı alındığını savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesinde davalıya borçlu olmadığı halde 10.000 TL bedelli teminat çekine dayalı olarak davalı … tarafından hakkında icra takibi yapılmak suretiyle evinde ve aracında haciz işlemleri gerçekleştirildiği, ayrıca bu çekin karşılıksız çıktığından bahisle yapılan suç duyurusu üzerine hakkında ceza davası açılarak mahkumiyet kararı verildiği ve devam eden yargılama safahatı sonucu bu cezanın kaldırılarak beraat ettiğini, tüm bu süreçte davalıya borcu olmadığı halde davalının haksız işlemlerine maruz kaldığını iddia ederek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı … tarafından dava konusu 10.000 TL bedelli çekin 15.08.2001 tarihinde … İcra Müdürlüğünün 2001/4390 esas sayılı icra takip dosyası ile davacı aleyhine icra takibine konu edildiği,bu icra dosyası kapsamında 13.02.2002 tarihinde davacının aracının haczedildiği, 26.02.2004 tarihinde davacının evine haciz işlemi uygulanarak ev eşyalarının haczedildiği, bu ev eşyalarının söz konusu icra dosyası kapsamında satışa çıkarıldığı, bunun üzerine davacı tarafından bu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin davalılar aleyhine … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/84 esas sayılı dosyasına konu davanın açıldığı, bu dava kapsamında yapılan yargılama sonucu dava konusu çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ve bu kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı tarafından davacının karşılıksız çek keşide ettiğine dair yapılan şikayet üzerine davacı aleyhine … Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/84 esas sayılı ceza davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu mahkumiyet kararı verildiği, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/84 esas sayılı dosyasında verilen karara dayalı olarak davacının yargılamanın yenilenmesini talep ettiği,bu talebin değerlendirilmesi sonucu davacının beraatına karar verildiği ve bu kararın da kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu çeke ilişkin olarak … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/84 esas sayılı dosyasında verilen karar ile davalının bu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespit edildiği ve bu kararın kesinleştiği gözetildiğinde, davalı tarafından davacı aleyhine yapılan icra takibi ve bu takip kapsamında gerçekleştirilen haciz işlemlere ile açılan ceza davası nedeniyle davacının haksız işlemleri maruz kaldığı ve şahsi menfaatlerinin zedelendiğinin kabulü gerekir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye duyduğu manevi acıyı belli bir oranda gidermek, bozulan ruhi dengeyi onarmak, olanak dahilinde bu dengenin yeniden elde eldilmesini sağlamak amacına yönelik olarak manevi tazminata hükmedilir. Manevi tazminatın ve kapsamının taktiri hakime ait bir hak ve görevdir. Ancak hakim bu hak ve görevini yerine getirirken Medeni Kanun’un 4.maddesi hükmünü de gözetmek suretiyle hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalarak tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmek suretiyle makul bir tazminata hükmetmelidir. Mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları, zararın miktarı, davacının maruz kaldığı haksız durum sıkıntı gözetilerek olayın oluşuna uygun olarak makul bir miktarda tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu talebin reddine dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 20/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.