YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/43399
KARAR NO : 2016/6572
KARAR TARİHİ : 03.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait … Köyü, 754 parsel sayılı taşınmazın satışı için 18.05.2010 tarihli vekaletname ile yetkilendirildiğini, esasında davalıya ait bu taşınmazları kendisinin satın aldığını, satış bedelini ödediğini, tapuda işlem yapmadan kolayca başkasına satabilmek için davalıdan vekaletname aldığını, taşınmazın bir kısım hissesini sattığını, bu arada davalı tarafından vekilliklten azledildiğini ve zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 10.000,00-TL maddi tazminatın yasa faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, taşınmazın satışı için davacıya vekaletname verdiğini, ancak davacının vekalet görevini kötüye kullandığını, taşınmazı gerçek değerinin altında satarak satış bedelini ödemediğini, bu nedenle … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/707 Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine açtığı derdest dava bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının, 18.05.2010 tarihli vekaletname ile davacıya dava konusu taşınmazı satmak, satış bedelini tahsil etmek ve ahzu kabz konusunda yetki verdiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı, davalıya ait taşınmazı kendisinin satın aldığını, tapuda işlem yapmadan kolayca başkasına satabilmek için davalıdan vekaletname aldığını, ancak davalının vekillikten azletmesi nedeniyle bedelini ödediği taşınmazın bir kısmını satamadığı için zarara uğradığını ileri sürmektedir. Davalı ise taşınmazın satışı için davacıya vekaletname verdiğini, avcak davacının vekalet görevini kötüye kullandığını, taşınmazı gerçek değerinin altında satarak satış bedelini ödemediğini, bu nedenle … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/707 Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine açtığı derdest dava bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece, davacının iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davaların birleştirilmesi ve ayrılmasına ilişkin hükümler, 6100 sayılı HMK.nun 166 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, amacı usul ekonomisine hizmet etmek ve aynı konuda çelişkili kararlar verilmesini önlemektir.Anılan yasanın 166/1 maddesinde; “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda,davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir.” hükmü düzenlenmiş, birleştirmenin koşulu olan “bağlantı” da, aynı yasanın 166/4 maddesinde, “Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması” olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda, taraflar arasında yargılaması devam eden …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/707 Esas sayılı dosyasında davalının taşınmazının satışı için davacıya vekaletname verdiğini, ancak davacının vekalet görevini kötüye kullandığını, taşınmazı gerçek değerinin altında satarak satış bedelini ödemediğini belirterek bu meblağın tahsilini talep ettiği, tarafların her iki davada da dayandığı vekaletnamenin ve sebeplerin aynı olması nedeni ile biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu anlaşılmaktadır.Bu itibarla eldeki davanın az yukarıda anılan dava dosyasında birleştirilerek yargılamanın sürdürülmesi gereklidir.Mahkemece,bu yön gözetilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.