YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/43489
KARAR NO : 2015/37130
KARAR TARİHİ : 17.12.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, aralarındaki sözleşme gereğince davalı kurum mensubu olan diyaliz hastalarına hizmet verdiklerini, 04.09.2008 tarihine kadar SUT Ek-9 listesine göre seans ücreti olarak 138,00 TL üzerinden ödeme yapılırken 04.09.2008 – 30.09.2008 tarihleri arasında davalı kurumun seans ücreti olarak 111,00 TL ödediğini, bunun haksız olduğunu, sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eksik ödenen 23.408,00 TL’nin 31.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı şirket tarafından tedavi edilen davalı kurum hastalarına 04.09.2008 tarihine kadar bikarbonatlı hemodiyaliz tedavisinde seans ücretinin 138 TL olarak uygulanmakta iken, bu tarihten sonra 26 gün süre ile seans ücretinin 111,60 TL olarak uygulanması sonucu ortaya çıkan 23.408,00 TL hizmet bedeli farkı talebinden ibarettir. Mahkemece, birbirini teyid eden iki bilirkişi raporuna itibar edildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu bilirkişi raporlarında davalı K… …ın vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararına istinaden uygulama yaptığı ve taraflar arasındaki sözleşme ile davalının sözleşmede herhangi bir bildirime gerek olmaksızın ücret ve koşullarda tek taraflı olarak değişiklik yapma hakkını saklı tutmuş olması nedeniyle davacının alacağı bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; sözleşme ile davalıya tanınan ücret ve koşullarda tek taraflı olarak değişiklik yapma hak ve yetkisi sınırsız olmayıp, dürüstlük kuralına uygun olarak kullanılması gerekmektedir. Öte yandan iki bilirkişi raporunda davanın kabulü halinde davacının alacaklı olduğu miktar farklı tespit edilmiştir. Bu hali ile hükme esas alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir. Hal böyle olunca, mahkemece Dairemizin dava konusu uyuşmazlığa benzer nitelikteki dosyalar hakkında daha önce vermiş olduğu kararlar da gözetilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporlarına dayanarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 17/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.