YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/43980
KARAR NO : 2015/36163
KARAR TARİHİ : 10.12.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekilleri avukat …, avukat…ile davalılar vekili avukat…ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri …tanısı ile 26/01/2011 tarihinde davalı hastanede Koroner Yoğun bakım Ünitesine yatırıldığını ve diğer davalı …’in de hasta doktoru olduğunu, hastanın 31/01/2011 günü sabahı vefat ettiğini, doktorun anjiyo yapmadığını, yapılsaydı bu durumun meydana gelmeyeceğini ileri sürerek, murisi hiç beklemedikleri bir anda kaybetmeleri nedeniyle büyük bir manevi zarar gördüklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile, her bir davacı için 500.000,00TL olmak üzere toplam 1.000.000,00TL manevi tazminatın 31/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı doktorun ihmali ile murisin vefatı nedeniyle istenilen manevi tazminata ilişkindir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. Vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. O nedenle, vekil konumunda olan doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerekir.
Mahkemece, dosyaya biri Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve biri de Ticaret ve Borçlar Hukuku Öğretim Üyesi olan iki kişilik kuruldan bilirkişi raporu alınmak suretiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysaki davacılar alınan rapora itiraz etmiştir; itirazlarını destekler biçimde aldıkları özel raporları da dosyaya ibraz etmişlerdir. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Hâl böyle olunca mahkemece, konusunda uzman rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, aralarında konularında uzmanların bulunduğu, akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulundan, davacıların itirazlarını karşılar şekilde olayda davalılara atfı kabil bir kusur olup olmadığı hususunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınarak, davalıların kusurlu olup olmadığının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, peşin alınan 25,20 TL. temyiz harcının davacılara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.