YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/44189
KARAR NO : 2015/35218
KARAR TARİHİ : 02.12.2015
… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13/05/2014 gün ve 2013/30-2014/298 sayılı hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Asil … ve vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nin gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalının banka hesabına 14.08.2008 tarihinde borç olduğu belirtilerek 2.500.000.00.TL havale ettiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine 03.04.2009 tarihinde ihtarname gönderdiğini ve sonrada davalı aleyhine …Müdürlüğü’ nün 2010/300 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinde bulunduğunu, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile % 40′ dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile … İcra Müdürlüğü’ nün 2010/300 esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptaline, asıl alacağın % 40′ ı oranında hesaplanan 1.000.000.00.TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 336/3. maddesi uyarınca kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a yapılır. Aynı Yasa’nın 448. maddesi uyarınca bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. 336/3. maddesi, bu Kanun’un yargı yolu ve göreve ilişkin hükümlerinden olmadığından, geçici 1. madde kapsamında da değildir. Dolayısıyla anılan davalının temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar vermeye yetkili mercii, temyiz incelemesi yapmakla görevli bulunan Dairemizdir.
Bu çerçevede davalının adli yardım talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede, 6100 S.K.’nun 335. vd. maddeleri uyarınca, adli yardım talebinde bulunan kimsenin, kendisiyle ailesini geçindirmek bakımından önemli bir zarurete düşürmeksizin, davanın gerektirdiği giderleri ödemekten kısmen veya tamamen acz içinde bulunduğunu (fakirlik şartı) ve davasında veya savunmasında haklı olduğunu (haklı olma şartı) ispat etmesi gerekir. Aynı Yasa’ nm 336/2. maddesine göre de talepte bulunan kişi, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Somut uyuşmazlıkta ise. davalı tarafça sunulan adli yardım talebine ilişkin dilekçenin ekinde, taleplerini haklı gösterecek hiçbir bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. Bu durum karşısında Dairemizce davalının kanun yoluna ilişkin harç ve giderler bakımından adli yardım talebinin HMK’nun 337/2. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Yukarıdaki 1. bentte açıklanan nedenlerle Dairemizce adli yardım talebinin reddine karar verildiğinden, bu kez mahkemece davalı vekiline, adli yardım taleplerinin reddedildiğinin bildirilmesi, davalı tarafça itiraz edilmediği takdirde, 1086 sayılı HUMK.’nun 5236 sayılı Kanun ile değişik 432. maddesi yollaması ile 426/D maddesi uyarınca peşin temyiz harcının ve dosyanın Yargıtay’a sevki giderinin ikmali için davalı vekiline HUMK.’ nun anılan hükümleri uyarınca gerekli meşruhatı havi davetiyenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Ancak davalı tarafından Dairemizce verilen adli yardım talebinin reddine ilişkin karara itiraz edildiği takdirde, 11.04.2013 tarih ve 6459 sayılı Yasa’ nın 23. maddesi ile değişik HMK’nun 337/2. maddesi gereğince işlem yapılması gerektiğinden dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının adli yardım talebinin reddine, (2) numaralı bent gereğince mahkemece Dairemizin adli yardım talebinin reddi kararının davalı vekiline tebliği ile sonucuna göre işlem yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.