YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/45110
KARAR NO : 2015/36585
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı ve davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat… ile davalı… …un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında taşınmaz satış sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmenin 13. maddesine göre KDV, miktarından taşınmazı satın alan davalının sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, 24.10.2011 tarihli faturada yer alan 43.200 TL KDV alacağının davalıya yapılan ihtara rağmen ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin, durduğunu ileri sürerek; icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı ile yapılan sözleşmenin 13. maddesine göre taşınmaz teslim edilmeden KDV talep edilemeyeceğini ve alacağın muaccel olmadığını savunarak davanın reddini dilemiş; açtığı karşı davasında ise dava konusu taşınmazın sözleşmeye göre Nisan 2010 tarihinde teslim edilmesi gerekirken, bu tarihte, teslimin yapılmaması nedeniyle aylık 500 dolar, üzerinden şimdilik 1.000 TL, geç teslim tazminatının, yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 05.12.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını 18.279 TL.na çıkarmıştır.
Mahkemece asıl davanın kabulü ile, icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, karşı dava yönünden de, davanın kabulü ile 1.000 TL’nin dava tarihinden, 17.279 TL ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davacı (karşı davalının)tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucu;
Taraflar arasında yapılan 14.09.2009 tarihli konut tahsis sözleşmesinin Konuta ilişkin KDV ara başlıklı 13. maddesinde; “ Bu gayrimenkulün alıcıya teslimi sırasında, teslim tarihinde konut teslimleri için satıcının keseceği faturada tahakkuk edecek KDV, miktarı net kullanım alanı 150 m2 den, küçük konutlar için %1 ini, net kullanım alanı 150 m2 den büyük, konutlar için %18 ini alıcı tarafından satıcıya defaten ve nakten ödenecektir.” şeklinde yapılan düzenleme ile davacı yönünden KDV alacağının konutun davalıya teslimi sırasında muaccel hale geleceği kararlaştırılmıştır. Aynı taşınmaz satış sözleşmesinin 3. maddesinde taşınmazın teslim tarihi, her ne kadar sözleşme tarihinden itibaren 8 ay olarak kararlaştırılmış ise de, dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın teslimi gerçekleştirilmediği gibi, dava tarihinden sonra 04.10.2012 tarihinde yapılan tespit bilirkişi incelemesi sırasında da halen taşınmazdaki eksikliklerin tamamlanarak teslimin gerçekleştirilemediği anlaşılmaktadır.
Kural olarak her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir ve sonuçlandırılır. Dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın teslim edilmediği dosya kapsamı itibariyle sabit olup, sözleşmenin 13. maddesine göre taşınmazın teslimi şartına bağlı KDV alacağının muaccel hale gelmediği gözetilerek, asıl davaya ilişkin KDV alacağına yönelik talebin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden sonra teslimin gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle asıl davacı(karşı davalı) tüm temyiz itirazlarının reddine,, ikinci bentte açıklanan nedenle hükmün asıl davalı, yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 24.30 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya, peşin alınan 284,30 TL temyiz harcının davacıya iadesine, 14/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.