YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/46034
KARAR NO : 2015/17305
KARAR TARİHİ : 28.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ..bünyesinde sözleşme ile futbolcu olarak çalıştığı sırada 18/01/2006 tarihinde kulübün .. tesisinde saldırıya uğradığını, saldırının tesislerde akşam antrenmanından hemen sonra kimlikleri belirlenemeyen iki kişinin gözüne cam bardak ile vurması ile meydana geldiğini, davalı … hakkında kasten yaralamaya azmettirmek suçundan soruşturma yapıldığını, saldırganların kulüp tesislerine girerken herhangi bir güvenlik kontrolünden geçirilmediğini, suçu işledikten sonra da herhangi bir engellemeye maruz kalmaksızın tesislerden ayrıldıklarını, taraflar arasında hizmet sözleşmesi olmakla meydana gelen cismani zarardan kulübün sorumlu tutulması gerektiğini, saldırı sonrasında gözünden ciddi bir operasyon geçirmek sureti ile futboldan uzak kaldığını ileri sürerek, 1.000TL maddi tazminat ve 40.000TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiş; 13.11.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 600.000TL olarak artırmıştır.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki davada, anlaşmalı olduğu davalı .. klübü tesislerinde iken 3. kişiler tarafından saldırıya uğramak suretiyle gözünden ciddi yaralanma geçirdiğini, bu olayda yeterli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle davalı klübün de sorumluluğunun olduğunu ileri sürerek, maddi-manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, olayda sorumlulukları olmadığını savunmuş; mahkeme de, savunmaya itibar etmek suretiyle, davalı.. kulüp tesislerinde meydana gelen olay bakımından davalı klüp ile olay arasında bir illiyet bağı kurulamadığını, davacının kendi misafirlerini rızası ile içeriye davet ettiğini akabinde haksız fiilin vuku bulduğunu, bu durumda kulübün sorumluluğunun olmadığını benimseyerek, davanın reddine karar vermiştir. Oysa, davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmesi bulunmakla, davalı klüp, tesisinde gerekli güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür. O halde, davalının, tesiste meydana gelen haksız fiilden kusuru oranında sorumlu olduğunun kabulü ile, işin esasına girmek suretiyle davacı lehine uygun oranda tazminata hükmedilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile, yazılı şekilde, davanın reddi yönünde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.