Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/47878 E. 2015/11865 K. 13.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/47878
KARAR NO : 2015/11865
KARAR TARİHİ : 13.04.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki kredi masraf iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yapılan konut kredisi sözleşmesine dayalı olarak kredinin kullanılması sırasında dosya masrafı, ekspertiz ücreti ve ipotek tesis ücreti adı altında haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek 4.100.00 TL nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı, kesintilerin yasal olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacı vasisi tarafından açılmış olup, T.M.K’nun 462/8. maddesine göre vasinin dava açması vesayet makamının iznine bağlanmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 52. maddesinde “Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar davada kanuni temsilcileri; tüzel kişiler ise yetkili organları tarafından temsil edilir.” hükmü, 54. maddesinin birinci fıkrasında “kanuni temsilciler, davanın açılıp yürütülmesini belli bir makamın iznine bağlı olduğu hallerde izin belgelerini, ….mahkemeye vermek zorundadırlar.” ve ikinci fıkrasında “izin belgesinin alınması için mahkemeye müracaat edilmesi gerekiyorsa ilgiliye, müracaatı için kesin süre verilir. Bu süre içinde mahkemeye başvurulması halinde bu konuda karar verilinceye kadar beklenilir.” hükmü ile HMK’nın 115/2 maddesinde “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacının dava tarihinden önce mahkeme kararıyla kısıtlanarak davacıya vasi tayin edildiği ve vasinin dava açılmasından önce vesayet makamından dava açmak üzere izin alması gerektiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı itibariyle davanın açılması sırasında vasinin dava açılması için vesayet makamından izin almadığı anlaşılmakta olup bu eksikliğin giderilmesi için vasiye yasa gereği kesin süre verilmesi gerekir. Hal böyle olunca; mahkemece, vasiye vesayet makamından davaya izin alması için yasa gereği kesin süre verilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu hususa ilişkin herhangi bir usulü işlem yapılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 77,00 TL harcın istek halinde iadesine, 13/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.