Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/1000 E. 2015/8992 K. 23.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1000
KARAR NO : 2015/8992
KARAR TARİHİ : 23.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, Almanya’da yaşadığı için halasının oğlu olan davalıya 25 yıl kadar önce vekaletname bıraktığını, davalının bu vekaletnameye dayanarak haberi olmaksızın kendisinin de payının bulunduğu 12 nolu parseldeki taşınmazı 3. Kişiye sattığını ve payına düşen parayı ödemediğini, alacağının tahsili için davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı vekaletnameye dayanarak 14.04.2008’de 28.400,00 TL ya sattığını, bu satıştan hissedarlara düşen 9.466,00 TL yı da tüm hissedarlara bizzat ödediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının, vekalet görevini kötüye kullanması, özellikle de, vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması hukuksal nedenine dayandırılarak açılmıştır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 392/1). Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler öncelikle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır. Her ne kadar mahkemece, davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, vekilin hesap verme yükümlülüğü bulunduğundan, davada ispat yükü vekil olan davalıdadır. Somut uyuşmazlıkta davalı, 16.04.2008 tarihli resmi senede göre davaya konu daireyi vekaleten dava dışı . … satıp, satış bedelini tahsil ettiğine göre, bu hususta hesap verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, taşınmazın satış tarihindeki rayiç bedelinin belirlenmesi için mahallinde keşif yapılarak, denetime elverişli, açıklamalı bilirkişi raporu alınmak suretiyle taşınmazın satış tarihindeki rayiç bedelinden davacının payına düşen miktara hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.