Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/10179 E. 2015/13709 K. 28.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10179
KARAR NO : 2015/13709
KARAR TARİHİ : 28.04.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı Belediye Başkanlığı ile hizmet sözleşmesi düzenlediklerini, sözleşme kapsamında edimini yerine getirmesine rağmen davalının 5510 sayılı yasanın 81/1-ı maddesine ve sözleşmeye aykırı olarak hakedişlerinden %5 oranında kesintiler yaptığını ileri sürerek 110.896,47 TL’nin kesinti tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 110.896,47 TL’nin kesinti tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki davada, hakediş ödemelerinden % 5 oranında yapılan kesintilerin iadesini istemektedir. Herşeyden önce ve önemle belirtmek gerekir ki açılmış olan bir davada sonuca ulaşmak için tarafların gösterdiği deliller ile bilgi ve belgelerin toplanması gerekli olup, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi olanaklı değildir. Eldleki davada, mahkemenin hükmün gerekçesine dayanak aldığı bilirkişi raporunun eldeki davayla ilgisi bulunmayıp, başka bir dava dosyasında alınan bilirkişi raporu olduğu ve sadece sadece davacı tarafından emsal olarak dava dosyasına sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, emsal olarak sunulan ve dosya ile ilgili bulunmayan 27.6.2014 tarihli raporun karara esas alınması mümkün değildir. Öte yandan davada, davaya dayanak oluşturan, SGK tahakkuk fişleri, faturalar, hakediş ve ödeme belgeleri de bulunmadığından tarafların delillerinin toplandığından da sözedilemez. Hal böyle olunca mahkemece öncelikle tarafların delil ve karşı delilleri alınıp dosyaya intikalinin sağlanması, davanın aydınlatılması için gerekli olan … tahakkuk fişleri, faturalar, hakediş ve ödeme belgelerinin ilgili yerlerden alınması, davacının 5510 sayılı yasanın 81/1-ı maddesinden yararlanma olanağının bulunup bulunmadığının deliller değerlendirilerek belirlenmesi ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek, davada çözüme ulaşmak için gerekli hiçbir inceleme ve araştırma yapmadan yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Davacı eldeki davada, kesinti tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş olup, mahkemece de bu istek kabul edilmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanununun 117.maddesi (eski Borçlar Kanununun 101/1.maddesi) uyarınca, bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemmerit olur. Muaccel hale gelmiş bir alacağın ödenmesi için alacaklı tarafından borçluyu gönderilmiş bir ihtarın bulunmaması halinde, faize ancak varsa icra takip tarihinden, yok ise dava tarihinden itibaren hükmedilebilir. Dava konusu olayda, davacı davalıya gönderdiği 26.7.2012 tarihli ihtarname ile 97.476,75 TL’nin 5 gün içinde ödenmesini istemiş olup, ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edildiğinin saptanması halinde davalı ancak ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 5 gün sonra 97.476,75 TL için temerrüde düşmüş sayılabilir ve davacı da ancak bu miktar için temerrüt tarihinden itibaren faiz isteyebilir. Bu itibarla mahkemece öncelikle, bahsi geçen ihtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin taraflardan delil ve karşı delilleri alınmalı, ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edildiğinin saptanması halinde ihtarnamede ödeme için verilen sürede dikkate alınarak, davalının ihtarnemede belirtilen miktar için temerrüde düştüğü tarih saptanmalı, ihtarnamede belirtilen miktarın dışında kalan bölüm için ihtarname yok ise davalının ancak dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmelidir. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde kesinti tarihlerinden itibaren faize hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Yukarıda açıklanan bozma nedenleri karşısında, davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yarına BOZULMASINA, (3) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 1.895,00 TL harcın istek halinde iadesine, 28/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.