YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10237
KARAR NO : 2015/18029
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, murisinden intikal eden taşınmazı tapuda dava dışı annesi ile birlikte davalıya sattığını; ancak satış bedelinin ödenmediğini, satış tarihindeki değerinde taşınmazın rayiç değer olmadığını, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin belirlenerek şimdilik 5.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini belirsiz alacak davası olarak istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş; hükmün davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, satışa konu bedelin ödenmediğini ileri sürerek taşınmazın dava tarihi itibari ile rayiç değerinin belirlenerek tahsili amacı ile belirsiz alacak davası açmıştır. Davalı belirsiz alacak davası açılamayacağını, resmi senetle satışın gerçekleştiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, satım bedeli akit kurulduğu anda belli olduğundan belirsiz alacak davası açılamayacağı gerekçesi davanın usulden reddine karar verilmiştir. Oysaki HMK’nın 107/1.maddesinde “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktarı yada değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir” düzenlemesi ve HMK’nın 109/2.maddesinde “Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz” hükmü mevcuttur. Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında, davacı satışa konu taşınmazın dava tarihi itibari ile rayiç değerini talep ettiğine göre alacağının miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün değildir ve yargılamayı gerektirmektedir. Bu alacak için davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının mevcut olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece, davacının talep ettiği alacağın yargılama safahatinde belirlenecek nitelikte olması nedeniyle işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeyle davanın reddi yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 harcın istek halinde iadesine, 03/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.