Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/11208 E. 2015/12984 K. 21.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11208
KARAR NO : 2015/12984
KARAR TARİHİ : 21.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muarazanın men’i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili; davalı bankanın şubesine Bilgi Edinme ve Avukatlık Kanunu kapsamında sundukları dilekçe ile, müvekkilinin davalı bankadan kulanmış olduğu krediler nedeni ile bankaya ödemiş olduğu dosya masraflarının nelerden ibaret olduğu, mahiyeti ve miktarının sorulduğunu, ancak davalı bankaca taleplerine olumlu yanıt verilmediğini, kesilen miktarın müvekkili tarafından bilinmediği için görev sınırı açısından miktarın belirli olması açısından önemli olduğunu, bu durumda müvekkilinin hakkını aramasının imkansız hale geldiğini belirterek, haklı olan davalarının kabulüne ve muarazanın men’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı tarafından temyizine dair inceleme sonucu, dairemizce;davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkeme bozma kararına uyarak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, hakkaniyet ilkesi göz önünde bulundurularak davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı yanın amacı; kredi kullanımı esnasında haksız olarak alındığı ileri sürülen kesintilerin iadesinin sağlanmasıdır. Bu amaçla başvurulacak hukuki mercilerce öncelikle bankaca yapılan kesinti tutarının belirleneceği göz önüne alındığında, davacının isteminin ayrı bir dava şeklinde ileri sürmesinde hukuki yararı da bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalının, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekli iken, yazılı şekilde karar verilmesi usül ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması usulünün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebepler ile davalının gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3.maddesinde yer alan ‘’Hakkaniyet ilkesi göz önünde bulundurularak davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığa, ’’cümlesinin hükümden çıkarmak suretiyle yerine ‘’Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine’’ şeklinde söz ve rakamının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.4.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.