YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11249
KARAR NO : 2015/12608
KARAR TARİHİ : 20.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 24.02.2013 tarihli fatura ile 120 ekran LG marka bir televizyon satın aldığını, 3 gün sonra servis elemanları gelip televizyonu kurdurduğunda ekranda kırılma olduğunun tespit edildiğini, bu ayıptan kendisinin değil davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek ürünün ayıplı olmayan misli ile değişimine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının ürünün teşhir ürünü olduğunu bilerek ve muayene ederek satın aldığını, davacının köyde oturduğunu ve gittiği yolun satıhlı bir yol olup ayıp var ise kullanıcı hatasından kaynaklı olduğundan bahisle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ayıplı mal nedeniyle ürünün değiştirilmesi talebine ilişkin olup, davacı davalıdan satın aldığı televizyonun ayıplı olduğundan bahisle ürün değişimi istemiş, davalı ise kullanıcı hatası olduğundan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile ürünün sol üst köşesinde kırık olduğu, panelde esneme olduğu, bu esnemenin normal olmayıp tamir ücretinin 1.500,00 TL olacağı, ambalaj ve iç köpüklerin sağlam olduğu ve ürünün taşınma sırasında çarpma yada darbeye maruz kalmadığı da tespit edilmiştir. O halde ürünün 4077 sayılı kanun kapsamında ayıplı ürün niteliğinde olduğu ve ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığının kabulü gerekir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi ürünün ekranının sol üst köşesindeki kırığın üründen sağlanacak faydayı azalttığı ve zararın gün geçtikçe dahada artacağı anlaşılmaktadır. Hayatın olağan akışına göre hiç kimsenin tamiri gereken bu ürünü ayıbın farkında olarak satın almayacağının kabulü gerekir. Diğer taraftan davalı tarafından ayıplı ürün görülmüş ve tutanakta tutulmuş olmadığı gibi anılan ürünün ayıptan ari olarak davacıya teslim edildiğini de davalı ispat etmiş değildir. Hal böyle olunca bu gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 20/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.