YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11695
KARAR NO : 2015/33081
KARAR TARİHİ : 12.11.2015
… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında …. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19/03/2013 gün ve 2011/406-2013/74 sayılı hükmün Dairemizin 01/10/2014 tarih ve 2013/29259-2014/30324 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalının müteahitliğini üstlendiği taşınmazın zemin katındaki 2 nolu işyerinin aralarındaki sözleşmede kararlaştırılan tarihte teslim edilmemesi nedeniyle kira kaybına uğradığını, ihtarnamesinin de sonuçsuz kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00TL tazminatın davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, üzerine düşen edimleri ifa ettiğini, davacının sözleşme gereğince yükümlendiği bedele ilişkin edimini tam olarak ifa etmediğini, bu nedenle tazmin borcunun doğmayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 20.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren davalıdan tahsiline hükmedilmiş, kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.10.2014 tarih ve 2013/29259-2014/30324 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bu kez davacı taraf karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava geç teslim iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davalı, davacının sözleşmede kararlaştırılan satış bedelini tümüyle ödemediğini savunmuştur. Davacı tarafça ödemenin tamamına ilişkin yazılı delil sunulamamış, mahkemece taraflar arasında gerçekleştiği iddia edilen ve davalı tarafından delil olamayacağı bildirilerek itiraz edilen elektronik posta içerikleri ve davalının arsa sahiplerine karşı açtığı dava dilekçesinde kullandığı “2 nolu bağımsız bölümün tapusunu üzerine alamadığı için müvekkilim buyeri sattığı halde tapusunu verememiş ve zor durumda kalmıştır.” şeklindeki anlatım yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmiş, tanık beyanlarını da esas alarak davacının ödeme iddiasını ispatladığı, teslim edilmeme olgusunun sabit olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki bu belgeler, davalının itirazda bulunması nedeniyle ve dava dilekçesinde yer alan ibarenin karşı tarafın edimini tümüyle ifa ettiğine ilişkin kabul içermemekle, yazılı delil başlangıcı sayılamazlar. Davacı öncelikle ediminin ifa ettiğini, miktar itibariyle yasal, kesin delillerle ispatlamakla mükelleftir.
Davacı, ödemeye ilişkin sunmuş olduğu makbuzlar miktarı kadar ödemesini ispatlamakla beraber bu miktar dışında kalan kısmı ödediğini ispatlayamamıştır. Ancak ispatlayamadığı miktar yönünden, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olduğundan bu delil hatırlatıldıktan sonra neticesine göre hüküm kurulması gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek davanın yazılı gerekçe ile kabulüne hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir. Bozma ilamında davacının taşınmaz için makbuzlu 103.950 Dolar dışında ödeme yaptığını ispat edemediği yazılmış ise de; gerçekte ödeme yapılan miktarın bu olmadığı anlaşılmakla bozma ilamında geçen 103.950 Dolar ibaresinin ilamdan çıkarılması gerektiği sonucuna varılarak karar düzeltme talebinin kabulüyle yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda izah edilen sebeplerle davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 2013/29259-2015/30324 sayılı bozma kararından “140.000$ bedelle satımında anlaşılan taşınmaz için makbuzlu 103.950$ dışında ödeme yaptığını ispat edememişse de” ibaresinin çıkarılarak mahkeme kararının aynı gerekçelerle BOZULMASINA, peşin alınan 52,40 TL harcın istek halinde iadesine 12/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.