YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14920
KARAR NO : 2015/31301
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankada maaş hesabı bulunduğunu, 15.08.2013 tarihinden itibaren her ayın 15’inde yatan maaşının 906,36 TL’sine davalı banka tarafından kredi borcuna mahsuben bloke konulduğunu, hesabının her ay 906,36 TL olmak üzere toplamda 3.625,44 TL kadarını eksi bakiyeye düşürüldüğünü, ayrıca 15/11/2013 tarihinde birikmiş kredi kartı borcuna mahsuben 749,00 TL daha bloke konulduğunu, mağdur olduğunu, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kredi ve kredi kartından doğan blokelerin kaldırılmasına ve 4.375,00 TL maddi zararın faizi ile birlikte ve beş ay boyunca uğradığı manevi zarar için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yapılan işlemin davacı ile aralarındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığını ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, tüketici kredisi ve kredi kartı borcu nedeniyle davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına, 3.468,57 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat ve şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tüketici kredisi kullanılırken ve kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalanırken teminat olarak gösterilen maaş hesabından kredi taksit tutarları ile birikmiş kredi kartı borcu tutarınının tahsili için davalı bankaca konulan blokenin kaldırılması ve tahsil edilen paranın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalı bankadaki hesabının maaş hesabı olduğu, sözleşmede alınan muvafakat tüketici ile sağlayıcı arasında yeterli istişare yapılmadan imzalanmış olduğu, bu itibarla haksız şart niteliğinde olduğu ve İİK’nun 83. maddesi gereğince maaşların borçlu ve ailesinin geçimleri için gerekli miktar tenzil edildikten sonra geri kalan kısmının haczolunabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi ile davacının davalı bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak sözleşmenin 16. maddesi ile banka nezdinde bulunan tüm alacakları, mevduat ve bloke hesapları üzerinde hapis, mahsup ve takas etme yetkisini davalı bankaya verdiği açıktır. Banka bu yetkiyi davacının borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemediği takdirde kullanacaktır. Yine aynı sözleşmenin 5. maddesinde, davacının kredi taksitlerinin davalı banka nezdindeki maaşının yatırıldığı hesap da dahil olmak üzere her türlü hesaplarından tahsil edileceğini kabul etmiştir. Öte yandan davacı ile davalı banka arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinin 20. maddesi ile de davacının banka nezdinde bulunan tüm alacakları, mevduat ve bloke hesapları üzerinde hapis, mahsup ve takas etme yetkisini davalı bankaya tanıdığı anlaşılmaktadır. Davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesi gerekir. Ödememesi halinde kredi borcunun teminatı olarak bankaya sözleşmenin 16. maddesi gereğince yetki vermesinin haksız şart olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira davacı sözleşmenin her sayfasını ayrı ayrı imzalamış olup, serbest iradesi ile sözleşme şartlarına uygun olarak kredi borcu taksitlerinin bankadan aldığı maaşdan kesilmesi için onay verdiğine göre artık sözleşmenin söz konusu hükmünün müzakere edilerek kararlaştırılmadığı söylenemez. Aksinin kabulü halinde; kredi isteyen kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkansızlaşması, kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacaktır. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davalı bankadan kredi alabilmek için davacının serbest iradesi ile kabul edip onayladığı söz konusu sözleşme hükmünün haksız şart olarak nitelendirilip, yanlış değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 59,25 TL. harcın istek halinde iadesine, 22/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.