YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16014
KARAR NO : 2015/13002
KARAR TARİHİ : 22.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … geldi, davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,25.12.1996 tarihli noter gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 425 parselde kayıtlı taşınmazda bulunan hisselerini 50.000,00 TL (eski TL) karşılığında davalıların satmayı taahhüt ettiklerini,davalılara güvenerek bugüne kadar devir ve tescil için davalıların müşterek mülkiyete geçişini ve intikallerini yapmalarını beklediğini,fakat davaya konu taşınmaz hakkında kamulaştırmasız el atma nedeniyle davalılarca dava açıldığını ve davaların da sonuçlandığını öğrendiğini,taşınmazın devir ve tescilini talep etme imkanının kalmadığını ileri sürerek, davalıların sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle uğramış olduğu menfi ve müspet zararın tazmini kabilinden,satış vaadine konu hisselere ait kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik dava değeri olan 10.000,00 TL’lik kısmının kamulaştırma tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılarca ödenmesine,aksi halde sözleşmeye aykırılıktan dolayı uğradığı tüm menfi ve müspet zararın fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik dava değeri olan 10.000,00 TL’lik kısmının kamulaştırma tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş,bilahare davasını ıslah ederek talebini 500.000,00 TL’ ye çıkarmıştır.
Bir kısım davalılar,zamanaşımı itirazı ile davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın reddine karar verilmiş;hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı,resmi şekilde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi sonucu davalıların sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle,uğramış olduğu menfi ve müspet zararının tahsilini istemiş,davalı ise davanın hem zamanaşımı hem esastan reddini dilemiştir.Mahkemece,kararın gerekçe kısmında alacağın zamanaşımına uğradığından bahisle,bunun yanında akdin ifasında sözleşme tarihi itibariyle objektif imkansızlık söz konusu olduğu şeklinde ibareler kullanılarak,davanın hem zamanaşımından hem de esastan reddedildiği anlaşılmıştır.Oysa ki bir davada usul yönünden red sebepleri mevcut ise,bu husus davanın esasının incelenmesine engel teşkil edeceğinden işin esası incelenmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken,davanın bu şekilde hem usulden hem de esastan reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ:1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA,2.Bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.