YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17725
KARAR NO : 2015/16833
KARAR TARİHİ : 25.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar ile aralarında yapılan hizmet alım sözleşmesine dayanarak dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek toplam 104.203,66 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan,,ve ,,şirketlerine dava dilekçesinde gösterilen adreslere yapılan tebligatlar iade olmuştur.
Mahkemece, davacıya ..19/1-b maddesi uyarınca davalıların başka adreslerinin bildirilmesi için bir haftalık kesin süre verilmiş, davacı tarafından adreslerin bildirilememesi üzerine “mahkemenin adres araştırması yükümlülüğü bulunmadığı” gerekçesiyle HMK 119/son fıkrası davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafına verilen kesin süreye rağmen davalıların adreslerini bildirmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, varılan sonuç 6100 sayılı HMK’nın 119. maddesi ile getirilen düzenlemeye uygun değildir.
Dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere, Davacının dava dilekçesinde belirttiği adreslerden başka davalılara ait adresin olmadığı ve ticaret sicilinden mahkemece adreslerin araştırma yapılması talebinde bulunduğu, mahkemece ticaret sicilinden davalıların kimlik ve adres bilgilerinin sorulmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacı, davalının adresini kendisine verilen bir haftalık süre içerisinde davalının adresini bulamadığı takdirde, dava açılmamış sayılmaz. Bu durumda mahkemece yapılan araştırmadan sonra gerekirse ilan yoluyla dava dilekçesinin tebliği gerekir. Bunun gibi tarafın gösterdiği adreste davalının bulunamaması halinde mahkemece davalının açık adresinin araştırılması gerekmektedir (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammed, Medeni Usul Hukuku, 14. Baskı, s. 503 vd.)
Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece davalıların adres araştırmasının yapılarak adreslerinin tespit edilmesi, ancak adreslerinin tespit edilememesi halinde ise, 6099 sayılı Yasa ile değiştirilen 7201 sayılı 21, 28 ve 35. maddeleri dikkate alınarak taraf teşkilinin sağlanması ve hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, gerekli araştırma yapılmaksızın yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.