YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18672
KARAR NO : 2015/21963
KARAR TARİHİ : 25.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tüketici hakem heyeti kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … … Şube Müdürlüğünden kredi kullandığını, kredinin kullanımı sırasında kendisinden komisyon ve masraf adı altında 367,50 TL kesinti yapıldığını, yapılan kesintinin iadesi için Kula Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurduğunu, hakem heyetince talebinin reddine karar verildiğini ileri sürerek tüketici sorunları hakem heyeti kararının iptalini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının taraf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, kredi sözleşmesi imzalandığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davalının taraf sıfatının bulunup bulunmadığı ve taraf sıfatının bulunmaması halinde davanın usulden reddine karar verilip verilemeyeceği hususundadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, kural olarak bir hakkı dava etme yetkisi o hakkın sahibine ait olup, buna aktif husumet denilir. Bir hakkın kendisinden istenebilecek durumunda olan yani hakka uymakla yükümlü kişi ise borçlu kişi olup, buna da pasif husumet denilir. Bir davada gerek aktif ve gerekse pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece öncelikle ve re’sen gözetilecek hususlardandır ve şayet husumet ehliyeti yok ise, dava bu sebep ile reddedilir. Banka şubeleri kendi yaptıkları işler nedeniyle aktif ve pasif dava ehliyetine sahiptirler. Ancak bir şubenin işleminden dolayı başka bir şube aleyhine dava açılması mümkün değildir.
Somut olayda davacı, … Bankası Kula Şube Müdürlüğünden kredi kullandığını, kredinin kullanımı sırasında kendisinden komisyon ve masraf adı altında 367,50 TL kesinti yapıldığını, yapılan kesintinin iadesi için Kula Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurmuş, burada şikayet edilen olarak … bankası … Şubesini göstermiştir.
Kula Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyetince davacı tüketicinin talebinin reddine karar verilmesi üzerine de hakem heyeti kararının iptali istemiyle … Bankası Kula Şube Müdürlüğü aleyhine eldeki davayı açmıştır.
Bir şubenin işleminden dolayı başka bir şube aleyhine dava açılması temsilcide hata niteliğindedir. Davacı, tüketici hakem heyeti kararının iptali istemiyle açtığı davada … Bankası … Şubesini davalı olarak göstermesi gerekirken … Bankası Kula Şubesini davalı olarak göstermek suretiyle temsilcide yanılgıya düşmüştür. Bu nedenle öncelikle davacıya husumeti doğru hasım olan … Bankası … Şubesine yöneltmesi için mehil verilmeli ve … Bankası … Şubesine husumet yöneltildikten sonra davanın esasına girilmelidir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek davalının taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile Kula Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.11.2014 tarih ve 2014/227 esas 2014/246 karar sayılı kararının sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 25.6.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.