Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/21325 E. 2015/21412 K. 22.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21325
KARAR NO : 2015/21412
KARAR TARİHİ : 22.06.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı bankadan konut ve tüketici kredisi kullandığını, faizlerin düşmesi üzerine konut kredisinin yeniden yapılandırıldığını, davalı banka tarafından dosya masrafı, komisyon ve yapılandırma ücreti adı altında 8.869,50 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek, bu kesintinin tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının … 5.İcra Müdürlüğünün 2014/5837 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin 8.869,50 TL üzerinden devamına; asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ve asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı banka tarafından haksız yere yapılan 8.869,50 TL kesintinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali için davayı açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile takibin 8.869,50 TL asıl alacak üzerinden devamına ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Ne var ki davacı eldeki dava ile, kendisinden yapılan haksız kesintinin ticari (avans) faizi ile birlikte ödenmesini istemiş olup, mahkemece yasal faize hükmedildiği anlaşılmakta ise de; yeni TTK 19. maddesi (eski TTK 21.madde) hükmü uyarınca tacirin borçlarının da ticari olması asıl olup, taraflardan yalnız biri için ticari … niteliğinde olan sözleşmelerin, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf içinde ticari … sayıldığı anlaşılmakla, davalı banka yönünden ticari … niteliğinde olan davaya konu sözleşme nedeniyle davacının, davalıdan ticari faiz talep edebileceğinin kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece hükmolunan alacağa, davacının davalıyı, takip tarihinde temerrüde düşürmüş olduğu hususu da dikkate alınarak takip tarihinden itibaren ticari (avans) faizi yürütülmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın, hüküm fıkrasının 2.bendinde yer alan “…yasal faizi….” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerinde “… ticari avans faizi…” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 22/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.