YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23863
KARAR NO : 2015/27831
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen sözleşme uyarınca davalıya hizmet verdiklerini, sözleşme süresince 5510 sayılı yasada yapılan değişikliğin davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve istihkaklarından haksız kesintiler yapıldığını ileri sürerek, fazlasını saklı tutarak 8.343,22TL’nin kesinti tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 9.402,49TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki davanın dava dilekçesinde 8.343,22TL’nin tahsilini istemiş, 3.4.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 9.402,49TL’ye çıkarmış, mahkemece talep edilen tüm alacak miktarına hakedişlerden kesintilerin yapıldığı tarihlerden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda davacı,dava tarihinden önce davalıya ihtar çekerek onu temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Bu itibarla dava dilekçesinde talep edilen ve hüküm altına alınan miktardan dava dilekçesinde talep edilen kısma dava tarihinden itibaren,ıslah dilekçesi ile talep edilen miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekir. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hükmedilen alacağa kesinti tarihlerinden itibaren faiz yürütmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün 1.bendinde bulunan “…hakedişlerden kesintilerinin yapıldığı tarihlerden…” sözlerinin karar metninden çıkarılarak yerine “dava tarihinden” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.