YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24296
KARAR NO : 2015/27833
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ve asli müdahil, davalı idare ile aralarında düzenlenen sözleşme uyarınca davalıya hizmet verdiklerini, sözleşme süresince 5510 sayılı yasada yapılan değişikliğin davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve kendilerinin istihkaklarından haksız kesintiler yapıldığını ileri sürerek, 213.905,78TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın ve asli müdahilin talebinin kabulü ile 203.905,78TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile %51’inin davacıya, %49’unun asli müdahile ödenmesine karar verilmiş; hüküm,taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davalının temyiz dilekçesi asli müdahile 15.4.2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve katılma yolu ile temyiz dilekçesi 29.4.2015 tarihinde verilmiştir. HUMK.nun 433/2. maddesi uyarınca katılma yolu ile temyiz süresi 10 gündür. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1.6.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz süresi geçtikten sonra verilen katılma yolu ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-6100 sayılı HMK.nun 294.maddesi gereğince mahkeme yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu hükümler kamu düzeni ile ilgili olup, resen gözetilir. Anılan yasa hükümleri dikkate alındığında somut olayda kabul edilen miktar, kararın gerekçe kısmında 213.905,78TL olarak belirlendiği halde mahkemece hüküm kısmında 203.905,78TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında tereddüt ve çelişki yaratılmıştır. Mahkemece, açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda çelişkiler giderilerek infazda tereddüt yaratmayacak şekilde yeniden karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Bozma nedenine göre davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle asli müdahilin temyiz dilekçesinin REDDİNE, ikinci bent gereğince hükmün BOZULMASINA, üçüncü bent gereğince davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 27,70 TL harcın davacı Susemgrup’a, 27,70 TL harcın asli müdahil Aldemirler’e iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.