Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/25515 E. 2015/27723 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25515
KARAR NO : 2015/27723
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, kredinin kullanımı sırasında kendisinden 1.890,67 TL masraf alındığını, alınan masraflardan hangisinin zorunlu masraf olduğunun yargılama sırasında ortaya çıkacağını belirterek şimdilik 1.000 TL nin davalıdan tahsilini istemiş, 05.11.2014 tarihli duruşmada bilirkişi raporuna göre 94,29 TL kesinti yapıldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 94,29 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.
Davacı, 1.000 TL nin tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, 05.11.2014 tarihli duruşmada, davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, bilirkişi tarafından alacağın 94,29 TL olarak belirlendiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
6100 Sayılı HMK’nun 176/1.maddesine göre; “Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.” Davacının buradaki talebi, bir usul işlemi olmayıp maddi hukuka taalluk eden kısmi feragattir. Doktrinde buna talep sonucunun daraltılması (azaltılması) da denilmektedir. Davacının talep sonucunu azaltması, davayı genişletme veya değiştirme sayılmaz. Tam veya kısmi feragat için karşı tarafın iznine ve ayrıca bunun için ıslah yoluna başvurulmasına gerek yoktur (Baki Kuru- Hukuk Muhakemeleri Usulü- altıncı baskı cilt IV sayfa 4048-4049). Dolayısıyla davacı vekilinin bu isteminin, ıslah müessesesinin mahiyetiyle bağdaşır bir yönü de bulunmamaktadır. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı vekilinin istemi, kısmi bir feragat olarak kabul edilip, feragat edilen bölüm yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacının yaptığı işleme yanlış anlam verilmek suretiyle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile Konya 1.Tüketici Mahkemesinin 05.11.2014 tarih ve 2014/ 790 esas 2014/ 1346 karar sayılı kararının sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 30/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.