Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/25516 E. 2015/27724 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25516
KARAR NO : 2015/27724
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıya konut kredisi kullandırıldığını, kredinin kullanımı sırasında kendisinden 1.026,25 TL masraf alındığını, davalının bu masrafın iadesi için…Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurduğunu, tüketici hakem heyetinin 2014/279 sayılı kararı ile 1.026,25 TL nin davalı tüketiciye iadesine karar verildiğini ileri sürerek tüketici hakem heyeti kararının iptalini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine, 602,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacının talebi üzerine de hüküm fıkrasının 4.bendinde yer alan vekalet ücretine ilişkin bu hükmün karardan silinmesine karar verilmiş, karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı HMK.nun 305/2.maddesinde “ Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen, borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” hükmü mevcut olup,bu kanun hükmü uyarınca tavzih incelemesinin sınırlı olarak yapılabilmesi mümkün olup, tarafların hak ve borçlarında değişiklik, genişletme veya sınırlandırma yapılması tavzihle mümkün değildir.
Somut olayda davacı, 1.026,25 TL masrafın davalı tüketiciye iadesine ilişkin tüketici hakem heyeti kararının iptali istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece davanın reddine, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/2.maddesine göre hesaplanan 602,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, davacı vekilinin talebi üzerine de mahkemenin 05.09.2014 tarihli kararı ile “hüküm fıkrasının 4.maddesinin karardan silinmesine” karar verilerek hükmün davalı aleyhine değiştirildiği anlaşılmaktadır.
Davalının, aleyhine açılan bu davayı davasını bir vekil aracılı ile değil, bizzat kendisinin takip ettiği anlaşıldığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, asıl hükmü değiştirerek, hüküm sonucunu bertaraf edecek şekilde tavzih kararıyla tarafların hak ve borçlarında değişikliğe gidilebilmesi mümkün olmadığından tavzih talebinin reddine karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile İzmir 4.Tüketici Mahkemesinin 05.07.2014 tarih ve 2014/ 762 esas 2014/ 1229 karar sayılı “maddi hatanın düzeltilmesi” kararının sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 30.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.