YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2552
KARAR NO : 2015/6232
KARAR TARİHİ : 02.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin temsilcileri ile . ..ören mevkiinde bulunan tesislerde 7.4.2013 tarihinde 12.950,00 TL bedelli devre mülk sözleşmesini imzaladığını, ancak bu şekildeki sözleşmelerin resmi şekle tabi olduğundan geçersiz olduğunu, sözleşmeye konu devre mülkün teslim tarihinin 31.12.2014 olmasına rağmen yerinde bir inşaat bile olmadığını, sözleşmeden cayma hakkının süresinin teslim tarihinden itibaren başlayacağını belirterek sözleşmeden cayma hakkını kullandığını, bu nedenle sözleşmenin iptali ile sözleşmenin eki olan senetlerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yetki ve görev itirazında bulunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava her ne kadar Tüketici Mahkemesi sıfatıyla açılmış ise de Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görülmesine ilişkin ara karar ile yapılan yargılama sonunda; davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamından, taraflar arasında adi yazılı şekilde günlü devre mülk satış sözleşmesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasa’nın 3/c maddesinde “konut ve tatil amaçlı taşınmaz malların” da tüketicinin korunması hakkındaki yasa kapsamına alındığı anlaşılmakta olup, aynı Yasanın 23. maddesine göre de bu Yasa’nın uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlıkların Tüketici Mahkemesinde görüleceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan eldeki davanın tarafları arasında düzenlenen devre mülk satış sözleşmesinin iptali ile verilen senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istenmektedir. Mahkemece, devre mülk sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapıldığını belirterek genel mahkemelerin görevine girdiği gerekçesiyle davanın Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına kararı verilmiş ise de verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Devre mülk hakkı, kat mülkiyeti kanununda düzenlenen taşınmazın müşterek mülkiyet payına bağlı bir haktır. Mevcut uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemelerinde görülmesi için davaya konu sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi gerekli olmayıp, şekil şartına uyulup uyulmadığı hususunun Tüketici Mahkemesince tartışılarak bir karara varılması gerektiğinden, 4077 sayılı Yasa kapsamındaki uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. Hal böyle olunca davaya bakmaya genel mahkeme değil, Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. O halde, mahkemece müstakil bir Tüketici Mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi; ayrı bir Tüketici Mahkemesi yoksa ara kararıyla davaya Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılmasına karar verilmesi ve bundan sonra davanın esasına girilerek bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın bir nolu bentte gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA, iki nolu nolu bentte gösterilen nedenle, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 2.3.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.