YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/26048
KARAR NO : 2015/35018
KARAR TARİHİ : 01.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisine ait taşınmazı … Kentsel Dönüşüm projesi kapsamında bir daire karşılığında davalıya devrettiğini, aradan uzunca zaman geçtikten sonra davalı belediyenin sözleşmeyi yenilemek istediğini, bunu kabul etmeyincede davalının sözleşmeyi feshettiğini, feshin sözleşmeye ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek feshin haksızlığının tesbitini, aksi takdirde verilmesi gereken daireden dolayı şimdilik 500 TL, kira yardımından mahrum kalması nedeniylede 500 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, İdari Yargının görevli olduğu gerekçesiyle yargı yolu sebebi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalı belediye ile yaptığı sözleşme ile tapu tahsis belgeli taşınmazı davalıya devrettiği, ancak davalı belediyenin 6.11.2013 tarihli komisyon raporu ile sözleşmeyi feshettiği, davacınında akabinde eldeki davayı açtığı mahkemece de davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden bahisle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiş olup, eldeki davada çözülmesi gereken husus davaya bakma görevinin adli yargıya mı, idari yargıya mı ait olduğu hususudur.
Benzer bir olayda davanın reddine dair direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda görüşülmesi sırasında, Dairemizce de benimsenen kararda da belirtildiği üzere taraflar arasında yapılan sözleşmenin tarafların özgür iradesiyle düzenlendiği, davacının özel hukuk hükümlerine tabi bu sözleşme uyarınca bu talebinin kişisel hakka dayandığı, bu nedenle uyuşmazlıkta idari yargı değil adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.(Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2015 gün 2014/13-1500 esas, 2015/1519 karar numaralı kararı)
Bilindiği üzere görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gereken bir husustur. Bu bağlamda mahkemenin, görevli olup olmadığını talep olmasa dahi kendiliğinden gözetmesi zorunludur. Yukarıda açıklandığı üzere davacının talebi özel hukuk hükümlerine göre yapılan işleme ilişkin olduğundan olayda görevli mahkeme adli yargı mahkemesidir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, İkinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yerolmadığına, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, 01/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.