YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/26655
KARAR NO : 2015/32162
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
MAHKEMESİ : Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/03/2014
NUMARASI : 2009/473-2014/109
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı vekili avukat Ö.. A.. ile davacı vekili avukat H.. B..’ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, belgeye dayalı alacağının tahsili için davalı hakkında icra takibinde bulunduğunu, davalı borçlunun haksız olarak itiraz ettiğini, ileri sürerek takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, takibe dayanak belgedeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını, davacı ile aralarında hukuki ilişki bulunmadığını, ajanda sayfasından ibaret belgenin alacak iddiasını ispatta tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 52.448,00 TL asıl alacak, 42.880,59 TL işlemiş faiz ve 1.924,00 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 97.252,59 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali
istemine ilişkindir. Takibe dayanak belge altında 13.4.2004 tarihi yazılı olup, hükme dayanak bilirkişi raporunda takipte istenebilecek işlemiş faizin hesabında bu tarih temerrüt tarihi olarak kabul edilerek 42.880,59 TL miktarınca işlemiş faiz isteminin haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Borçlar Kanununun 117. maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. Somut olayda belge altındaki tarihin alacağın ödeneceği tarih olarak açıkça kararlaştırılmamış bulunmasına göre, muacceliyetin bu tarihte gerçekleştiğini kabul mümkün değildir. O halde, mahkemece hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak takipten önceki dönem için takip tarihine kadar işlemiş faiz yönünden de talebin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 1,661,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.