Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/28775 E. 2015/34566 K. 26.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28775
KARAR NO : 2015/34566
KARAR TARİHİ : 26.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, dava dışı … ortaklarından birisi olduğunu, davalının kendisinden borç para istediğini, davalıya 259.800,00-TL ve 3.000,00-TL olmak üzere iki adet havale gönderdiğini ancak borcun ödenmediğini, tahsili için başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, havalelerin belli bir iş çerçevesinde gönderildiğini, borç olarak gönderilmediğini, dava dışı … ile davacının ortak olduğu … arasında yapılan sözleşmeye aracı olduğunu, sözleşmeye konu projenin koordinatörlüğünü yaptığını, hesabına yatırılan parayı da iş için kullandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının 30.04.2012 tarihli banka havaleleri ile davalıya 259.800,00-TL ve 3.000,00-TL miktarında para gönderdiği ve davalının da bu parayı aldığı ihtilafsızdır. Davacı bu parayı borç olarak gönderdiğini ileri sürmesine rağmen davalı da, dava dışı …. ile davacının ortak olduğu … arasında yapılan sözleşmeye aracı olduğunu, sözleşmeye konu projenin koordinatörlüğünü yaptığını, hesabına yatırılan parayı da iş için kullandığını, paranın borç olarak verilmediğini savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Davalı bu parayı aldığını, ancak davacının şirketinin dava dışı şirketle imzaladığı sözleşme nedeniyle iş için kullandığını savunmak suretiyle gerekçeli inkarda bulunmuştur. Somut olayda, davalı karz ilişkisini inkar ettiğine göre, karz ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir. Banka dekontlarında yazılı bulunan “Emaneten” ibaresi paranın borç olarak gönderildiğini ispata yeterli olup artık savunmasını ispat yükü davalıdadır. Davalı, ibraz ettiği delillerle iddiasını kanıtlayamamıştır. Havale tarihi ile dava dışı şirketlerin imzaladığı sözleşme tarihlerinin aynı olması ispat için yeterli değildir.Kaldı ki dava konusu havaleler davacının şahsi hesabından gönderilmiş olup, dava dışı … ile bir ilgisi bulunmamaktadır. HMK’nun 200. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Hal böyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.