Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/28795 E. 2015/34670 K. 26.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28795
KARAR NO : 2015/34670
KARAR TARİHİ : 26.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı …’a ait işletmede düğün organizasyonu yapılması için sözleşme imzalandığını, düğünde yapılacak fotoğraf çekimi ve video kaydının da sözleşmeye dahil olduğunu, bu edimin davalı … eliyle ifa edildiğini, ancak düğünden sonra fotoğraf ve videolar teslim edildiğinde düğünün önemli kısımlarının kaydedilmemiş olduğunu, böyle bir ayıbın telafisi imkanının bulunmaması nedeniyle manevi olarak zarara uğradıklarını ileri sürerek 500,00 TL maddi, 9.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 500,00TL maddi tazminatın davalı …’dan, 2.000,00 er TL manevi tazminatın ise davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, ayıplı hizmet nedeniyle uğranılan zarar iddiası ile maddi, manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı … ile davacılar arasındaki düğün organizasyonuna ilişkin sözleşmenin kapsamı dahilinde olan video çekiminin diğer davalı eliyle yapıldığı çekişmesizdir. Mahkemece yapılan incelemede video kayıtlarında düğünün belli bazı kısımlarının mevcut olmadığı, bunun edimin ayıplı ifası mahiyetinde olduğu tespit olunmuştur. 22.6.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, manevi tazminat tutarını etkileyen özel hal ve şartlar belirtilmiş olup, hakim manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanunu’ nun 4.maddesi gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalmalı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, olayın vehametini, davalıların kusurunu, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmelidir. Takdir edilecek manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, ne var ki mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı da olmamalıdır. Dava konusu olayın gelişimi, insan hayatında evliliğe adım atılan günün kutlaması olan düğünün tekrar yaşanması imkanın bulunmaması, günümüz teknolojisinde insanların bu seramoniyi kayıt altına alarak kalıcı hatıra oluşturmalarının mümkün olduğu, davalıların eylemi ile davacıların bu imkandan kısmen de olsa mahrum kaldıkları ve yukarıda belirtilen ilkeler gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunun kabulü gerekir. O halde yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda takdir edilecek makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacıların ikinci bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, 26/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.