Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/29571 E. 2015/27823 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/29571
KARAR NO : 2015/27823
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, davalının…..Mahallesinde yaptığı apartmandan inşaat halindeyken müvekkilleri ….’nin 1 no.lu, …in 2 no.lu,…’ın 4 no.lu…’nın ise 3 no.lu bağımsız bölümü satın aldıklarını, bu bağımsız bölümler ile binanın ortak alanlarında davalının taahhüdü ve sözleşmeye aykırı eksik ve ayıplı imalatların ortaya çıktığını, eksik ve ayıplı işlerin müvekkillerinin taleplerine rağmen onarılmadığını veya ayıpsız misli ile değiştirilmediğini, binanın günlük kullanımı için zorunlu olan bir kısım işlerin ise daha sonra kat malikleri tarafından yaptırıldığını ileri sürerek eksik ve işlerden kaynaklı meydana gelen harcama ve zararlarının karşılığı olarak şimdilik 4.000 TL.sının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu bağımsız bölümlerin bulunduğu ana taşınmazda kat mülkiyeti kurulmuş olduğu, davacıların dava konusu bağımsız bölümlerini kat mülkiyeti kurulduktan sonra davalıdan satın almış olup davacılar ile davalı arasında satış sözleşmesinin mevcut olduğu, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklandığı, buna göre davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda davacılar ile davalı arasında konut satışına ilişkin sözleşme ilişkisi bulunmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken sulh hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.