Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/30878 E. 2015/27702 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/30878
KARAR NO : 2015/27702
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı şirket, davalı Belediyenin düzenlediği hizmet ihalesine iştirak ederek kazandığını, aralarında bu hususta sözleşme imzalandığını, edimini sözleşmeye uygun olarak ifa etmesine rağmen davalının 5510 sayılı yasanın 81/1-ı.maddesine ve sözleşmeye aykırı olarak %5 oranında kesintiler yaptığını ileri sürerek 28994,77 TL’nin kesinti tarihlerinden itibaren ticari faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki davada 5510 sayılı yasanın 81/1-ı.maddesine ve sözleşmeye aykırı olarak yapılan kesinti tutarı olan 28994,77 TL’nin tahsilini istemiş, davalı ise gerek cevap dilekçesinde ve gerekse aşamalardaki beyanlarında yapılan kesintinin mevzuata uygun olduğunu savunduğu gibi yapılan kesinti miktarının da davacının belirttiği kadar olmayıp 13726,17 TL olduğunu bildirmiş bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise herhangi bir ayrıntıya girilmeden, davacının toplamda isteyebileceği miktarın 28994,77 TL olduğu belirtilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, görüşüne başvurulan bilirkişinin düzenlediği raporun ayrıntılı, açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olması zorunludur. Bu itibarla, davacıdan yapıldığı bildirilen kesintinin hangi belge (fatura, ödeme belgesi, hakediş raporu) kapsamında hangi ay ve miktarda kesildiğinin bilirkişi raporunda yer alması gerekir. Öte yandan davalının kesinti miktarı hususundaki itirazlarının da değerlendirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişinin raporunda ise bu hususların hiçbirisinin yer almaması nedeniyle, bu haliyle karara esas alınması mümkün değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, konusunda uzman yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan, davalının itirazlarını da karşılayacak şekilde, özellikle yapılan kesintileri ay olarak ve kesinti yapılan belgelerde belirtilmek suretiyle taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 495,50 TL harcın istek halinde iadesine, 30/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.