YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/31268
KARAR NO : 2015/35670
KARAR TARİHİ : 07.12.2015
… vekili avukat … ile … vekili avukat …
aralarındaki dava hakkında … Tüketici Mahkemesinden verilen 05/11/2014 tarih ve … sayılı hükmün Dairenin 11/06/2015 tarih ve … sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, bir kısım kredi taksitlerini gecikmeli olsa da ödediğini ancak davalı bankanın kalan kredi tutarının tamamen ödenmesine yönelik ihtarname gönderdiğini, ancak muacceliyet şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, kredi sözleşmesinin dava tarihi itibarı ile geçerli olduğunun tespiti ile muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
Mahkemece, duruşma yapılmaksızın, dosya üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davacının temyizi üzerine dairemizin 11.06.2015 tarih… karar sayılı ilamı ile vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmış, bu kez davalı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Savunma hakkı Anayasanın 36.maddesinde güvence altına alındığı gibi, karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK nun 27.maddesi hükmüne göre de, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, başka bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz. HMK.’nın 320/1.maddesinde “mahkeme mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği” belirtilmişse de bunun ancak ön inceleme aşamasında ve “mümkün olan hallerde” olduğu belirtilmek suretiyle yasanın uygulama alanı dar bir çerçeve ile belirlenmiştir. HMK’nın 27.maddesinde belirtildiği üzere davanın taraflarının, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakları mevcut olup, bu hak çerçevesinde tarafların açıklama ve ispat hakkını kullanabilmeleri gerekmektedir. Hukuki dinlenilme hakkının usul hukukundaki bir diğer yansıması ise, HMK madde 297/ 1-c bendinde yer almış olup buna göre, mahkemelerin gerekçeli kararlarında, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi ile sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin belirtilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Hal böyle olunca, tarafların hukuki dinlenilme hakkı bağlamında ilk derece mahkemesince duruşma yapılması kural olup, mahkemece tarafların iddia ve savunmalarının toplanarak duruşma açılması ve tarafların açıklamaları dinlenildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dosya üzerinde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirken sehven onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından, davalının karar düzeltme talebinin kabulüyle kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair karar düzeltme itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, dairemizin 11.06.2015 tarih 2015/1108 esas, 2015/19266 karar sayılı Düzeltilerek Onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının gösterilen nedenlerle BOZULMASINA,(2) nolu bent gereğince bozma nedenine göre, davalının sair karar düzeltme itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 57,60 harcın istek halinde iadesine, 07/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.