Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/34280 E. 2015/35340 K. 03.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/34280
KARAR NO : 2015/35340
KARAR TARİHİ : 03.12.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile aralarında evlilik merasimi için bir ziyafet satış sözleşmesi düzenlediğini, ancak nişanlısından ayrıldığı için evlilik töreni yapılma imkanı kalmadığını ve bu durumun davalıya bildirildiğini, ancak davalıya ödenen 25.000 Euro depozito bedelinden 7.000 TL’nin iade edileceğinin, kalanının iade edilmeyeceğinin, iptal ücreti olarak alı konacağının söylendiğini, tahsili için yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini, takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığın kira akdinden kaynaklandığı, buna göre sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda davalı, davalıya ait düğün salonunda yemek ziyafeti verilmesine ilişkin sözleşme düzenlendiğini, nişanın bozulması nedeniyle düğün merasiminin yapılmadığını, davalının ödenen depozito bedelini iade etmediğini ileri sürerek bunun için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığından bahisle sulh hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.