YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/350
KARAR NO : 2015/17409
KARAR TARİHİ : 29.05.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-… avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı 1997 yılında birer adet A ve C grubu devre mülkü .. teminatına güvenerek davalı şirketten satın aldığını, sözleşme tarihinden itibaren 30 ay içerisinde teslim edileceğinin taahhüt edilmesine karşın davalıların edimlerini yerine getirmediğini, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak devre mülkün değeri olan 14.700,00 TL nin yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılardan Belediye, devre mülk satımına ilişkin sözleşmenin tarafı olmadığını, aradan 15 sene geçtikten sonra Yargıtay’nun 2010/13-516 esas 2011/6 karar sayılı ilamıyla sorumlu tutulduklarını, bunu fırsat bilen diğer davalı …’nin sayısı bilinmeyen eski tarihli yeni sözleşmeler akdettiğini, gelişen teknoloji ışığında ‘mürekkep yaş’ yöntemiyle bu tür sözleşmelerdeki imzanın atılış tarihinin tam olarak belirlenebildiğini, şirketten devre mülkü satın alan üye sayısının bilinmediğini, üyelerin iddia edilen tarihte mi yoksa .. kararından sonra mı üye yapıldığının belirlenmesi gerektiğini, bu sahte ödeme belgeleri ile belediyenin zarara uğratıldığını, ödemelerin gerçekleşmediğini, şirketin ticari defterlerini ibraz etmediğini, bugüne kadar sayısı 300’ü geçen ve sadece bir kişinin 238 adet devre mülkü bu şirketten satın aldığının iddia edildiğini, devre mülk inşaatlarının yapı ruhsatlarının iptal edildiğinin hem yerel hem de genel basında defalarca yer aldığını, inşaata çivi çakmanın imkansız hale geldiğini, bu sebeple 1997 yılında edimin ifasının imkansızlığının anlaşıldığını, devre mülkle ilgili ihalenin de feshedildiğini, dönemin belediye başkanı ile meclis üyelerinin bundan dolayı cezalandırıldığını, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/179 esas sayılı dosyası ile belediyenin %20 ortağı olduğu şirketin feshi için dava açıldığını, ayıplı ifa kapsamına giren davalarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu savunarak davanın zamanaşımı nedeniyle olmadığı takdirde esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 14.700,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmiş olup hüküm davalı belediye tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, devre mülk satım sözleşmesine dayanmaktadır. Davacı, davalı şirketten devremülk satın aldığını, ifasının imkansız hale gelmesinde belediyenin de kusuru olduğunu, bu ilişkiye güvenerek şirkete ödediği bedelin davalılardan tahsilini istemiş, delil olarak 1997 yılının 4. ve 5. aylarında bilgisayarda düzenlenmiş sözleşme asılları ve aynı tarihli ödeme belgelerine dayanmıştır. Davalı ödemelerin belediye kasasına girmemesi nedeniyle belgeler üzerindeki imza, yazı ve rakamların mürekkep yaş (yazı yaşı tespiti) yöntemiyle düzenleniş tarihinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de mahkemece diğer seri dosyalarda… Kurumunun yazı yaşı tespitinin yapılmasında bilimsel bir yöntem olmadığına ilişkin raporu gözetilerek talep reddedilmiştir. Bu kez belge uzmanı yerel bilirkişiden mübrez delillere göre rapor alınmış, bilirkişi tahsilat makbuzlarında imza olduğunu ancak kaşe olmadığından geçerli bir ödeme belgesi olarak kabul edilip edilmeyeceğinin takdirini mahkemeye bırakmıştır. Mahkemece ödemenin ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacının sunduğu delillerden 17.05.1997 tarihli ödeme belgesinde ödemeyi alan şirketin ad, unvan ve kaşesinin bulunmadığı, belediyenin ödemelerin yapıldığını kabul etmemesi karşısında ödemenin şirketin defter ve kayıtları ile de ispatlanamadığı, davacının sunduğu belgenin inandırıcı olmadığı, bu haliyle belgeye itibar edilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının temyiz eden davalı belediye yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 29/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.