YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/35793
KARAR NO : 2015/35350
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından keşide olunan 15/07/2014 tarihli 30/09/2014 vadeli 82.000 TL tutarındaki bonoya dayanılarak başlatılan…icra Müdürlüğünün …esas sayılı icra takibinin , senedin kambiyo senedi vasfı taşımaması sebebiyle Ankara 10.icra Mahkemesinin 15/07/2015 tarihli …sayılı kararı ile iptal edildiğini, bunun üzerine …müdürlüğünün 2015/16550 sayılı genel haciz yoluyla (ilamsız) takibe geçildiğini, davanın itirazı sebebiyle takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalıya tebligat çıkartılmamıştır.
Mahkemece, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekir.
Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin 30.09.2014 vade tarihli keşide yeri bulunmayan bono nedeniyle davalılar hakkında yaptığı genel haciz yolu ile takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca keşide yeri bulunmayan bir bonoda yazılı alacak, temel ilişkiye dayanılmak suretiyle talep edilebilir. O ilişkiden doğan bir alacağın bulunduğu ve alacak miktarını kanıtlama yükümlülüğü de davacı tarafa aittir. Buna göre keşide yeri bulunmayan bir bono, kambiyo senedi vasfını yitireceğinden, eldeki uyuşmazlığın da kambiyo senedinden kaynaklandığı kabul edilemeyecektir. Bu durumda tarafların tacir olmamasına ve davanın da mutlak ticari nitelikte bulunmamasına göre uyuşmazlığın, genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. O halde mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken aksine düşüncelerle ve yazılı şekilde asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…